Bedava siteler News

July 31, 2008

Turan Dursun, bedava

Filed under: Uncategorized — admin @ 5:51 pm

Turan Dursun (1934 - 4 Eylül 1990), yazar, düşünür, imam, müftü ve ateist.

Yaşamı

Turan Dursun, 1934’te Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Gümüştepe köyünde dünyaya gelir. Dursun ailesinin 8 çocuğundan biridir. Daha 5 yaşındayken babasının arzusu ve kararıyla tüm ailesiyle birlikte Ağrı’nın Tutak ilçesinde dedesinden kalma yerlere tekrar sahip olmak ve oraları işletmek umuduyla göç ederler. Babası aileyi geçindirmek üzere köylerde imamlık yapmaya başlar. Kıt kanaat geçinen babasının tek arzusu oğlunun Basra’da ve Küfe’de bulunmayacak derecede bir din alimi olmasıydı. Babası kendisini yatılı din okullarına, kuran kurslarına, ünlü hocalarının yanına eğitim için verir. 5 yaşından itibaren dini eğitim almaya başlayan Turan Dursun’un hocaları arasında şunlar vardır: Şeyh Ramazan, Molla Nadir, Molla Zahid, Çerkez Hoca, Tahir Efendi…

Bu hocalardan dini eğitimi alabilmek için ta Ağrı’dan Muş’a, Adana’ya ve ordandan Türkiye’nin birçok şehrine, kasabasına ve köyüne gider. Biri hariç tüm hocalarýnda bedava eğitim görür. İşte bu hocadan ders alabilmek için kendisinden istenilen zamanın parasıyla 100 TL’yi ödeyebilmek için hem esans satmaya hem de hocalık yapmaya başlar ve ancak böylelikle o hocadan ders alır. Kendisinin hocalık yaptığı kişi ise daha sonraları Ankara Elmalıdağ Müftüsü olur. Askerlik çağına ulaşana kadar Kürtçe’yi, Çerkezce’yi, Arapça’yı öğrenir. Kendisi bir İslam hukukçusu, İslam kelamcısı, hadis bilimcisi, usulü hadisçisi, doğu ve din etnoloğu olur. Antropolojiyle de yakından ilgilenir.

Müftülük Yılları

Müftülük sınavını kazandıktan sonra ilkokul diploması olmadığı için tayini yapılamaz ve bu yüzden İstanbul Mahmutpaşa İlkokul’nu kısa sürede dışardan bitirir. Sivas müftüsü iken de ortaokulu dışardan bitirir ve en son liseyi tam bitirmek üzereyken (sadece dört dersi kalmışken) ölümcül bir silahlı saldırıya hedef olur.
İlk imamlık deneyimlerini askere alınmadan önce Tarsus’a bağlı Baltalı köyünde yapar. Askerliğinden sonra İstanbul’da bulunan İsmailağa ve Üçbaş Medreselerinde hocalık yapar.
Daha sonra müftülük yılları başlar. İlk olarak Tekirdağ’da müftü yardımcısı olarak göreve başlar. Ardından Gemerek’te, Altındağ’da, Sivas’ta ve son olarak da Sinop’un Türkeli ilçesinde müftü olarak görevde bulunur. 1958 yıllında başlayan müftülük görevi 1966’ta son bulur. Bu yıllar arasında birçok şeye tanık olur, sürgün edilir.

Sivas’tan Sinop’a sürgün edilmesinin sebepleri:

- Çirkinlikleri gidermek.

- Sivas’a bağlı bütün köylere 50’şer ağaç diktirmek.

- Müftülük lojmanı yerine göğüs hastalıkları hastanesinin yapılmasına önayak olmak ve yaptırmak.

- Bu hastanenin yapılması için köylerden ve kasabalardan yardım olsun diye buğday toplamak.

- İmamların eğitimine önem vermek, onları sinemaya götürmek, imamlar için konferanslar vermek, Milli Eğitim Bakanlığı ile anlaşarak imamlara diploma verilmesini sağlamak. onlar için bu alanda ilk olan„ imamları yetiştirme kursları“ açmak, bu kurslara ordaki din adamlarının Atatürk büstüne çelenk koyması şartıyla askeriyeden karavana (yemek) dağıtmak.
Bu olayla Atatürk büstüne çelenk koyan ilk müftü ve ilk din adamlarından biri olmakla tarihe geçer.

- Sivas’ın Hazar köyündeki su kaynağından yeterince yararlanmak için baraj yapılması için çalışmalar yürütmek.

Müftü iken İslam’ı, Hıristiyanlığı, Yahudiliği hem kendi kaynaklarından hem de diğer kaynaklardan yararlanarak daha detaylı bir şekilde birbiriyle karşılaştırıp, kökenlerini aramaya yönelik bilimsel çalışma yürütür. Bu çalışmanın yanında söylenceleri ve efsaneleri de okur. Bu yoğun çalışmalar dini inancında sarsıntılar yaratır ve ateist olur.

Prodüktör ve Yazarlık Yılları

Üç çocuk babası Turan Dursun, inancındaki sarsıntı nedeniyle müftülükten istifa eder ve çöpçülüğe başvurur. Bir arkadaşının önerisiyle TRT’de Ambar memurluğu, malzeme memurluğu, koruma memurluğu ve evrak memurluğu gibi görevlerde çalışır. Bu tür işler onu tatmin etmez. Ardından prodüktör sınavlarına girer ve başarılı olur. Bundan sonra TRT’de Kültür Müdürlüğü’nde dinsel yayınların hazırlanmasında prodüktör olarak çalışır. Birçok yapıma imzasını atar, bunlardan en çok yankı uyandıranlar ise şunlardır: “Tarihte Türkler”, “Başlangıcından Bu Yana İnsanlık” ve “Akşama Doğru”. Araştırmasını kendisinin yaptığı ama bir türlü yapımına izin verilmeyen “Birinci Büyük Millet Meclisi Öncesi Ve Sonrası” adlı yapıtı vardır. 16 yıllık TRT’deki görevinden 1982 yılında emekliye ayrılır.

1987 yılında Doğu Perinçek’le tanışır ve onun yardımıyla “2000’e Doğru” adlı dergide “Din Bilgisi” adında bir sayfada yazmaya başlar. Daha sonra Saçak, Teori, Yüzyıl gibi dergilerde de yazar. Yanı sıra birçok kitabı yayına hazırlar. İbn-i Haldun’un Mukaddime’sini Türkçeye çevirir.

Takvimler 4 Eylül 1990′ı gösterirken silahlı saldırıya uğrar ve ölür.

Satranç, bedava

Filed under: Uncategorized — admin @ 3:12 pm

Satranç, iki oyuncu arasında oynanan bir zeka oyunudur. Bu oyun satranç tahtası denilen 8 x 8 ‘lik kare bir alan üzerinde satranç taşları ile oynanır. Toplam 64 karenin yarısı siyah, yarısı beyaz renklerden oluşur. Taraflar beyaz ve siyah renkli taşları alırlar, her oyuncunun bir seferde bir hamle yapmasıyla oyun gelişir. Oyunun başında beyaz ve siyahların 16 taşı bulunur. Bunlar bir Şah, bir vezir, iki kale, iki fil, iki at ve sekiz piyondan oluşur. Oyunun amacı karşı tarafın şahını mat etmektir.

Satranç 6. yüzyılda Hindular tarafından oynanmaya başlanmış, oradan dünyaya yayılmıştır.

Amacı

Oyunun amacı rakip şahı mat etmektir. Bunun anlamı rakip şahın bulunduğu karenin tehdit altında bulunması ve tehdit altında olmayan bir kareye kaçış ya da tehdidi engelleyecek başka bir hamlesinin olmamasıdır. Eğer bir oyuncunun şahının bulunduğu kare tehdit altında olmadığı halde bu oyuncunun legal hamlesi kalan tek taşı şahı ise ve de şahının tehdit altında olmayan bir kareye yapabileceği bir hamlesi yoksa oyun pat olur, yani berabere biter. Ayrıca oyun herhangi bir anda oyunculardan birinin yenilgiyi kabul etmesi veya bir oyuncunun beraberlik teklif etmesi ve diğerinin de bunu kabul etmesiyle de sona erebilir. Oyun sırasında taşları avantajlı yerlere yerleştirerek rakibin hareketini kısıtlamak ve rakibin taşlarını almak yoluyla gücünü azaltmak esastır. Her taş, kurallara göre ulaşabileceği bir karedeki rakip taşın bulunduğu kareye yerleşerek, yerinden ettiği taşı oyun dışı bırakma gücüne sahiptir, buna taş almak denir. Alınan taş oyuna bir daha geri dönemez ancak bulunduğu hattın son karesine varan bir piyon, oyun haricinde bulunsun bulunmasın, arzu edilen başka bir taşla değiştirilebilir.

Taşların Hareketi

Şah Boş olduğu takdirde hemen bitişiğindeki karelere gidebilir, tek hamlede daha uzak karelere gidemez.
Vezir Boş olan karelere hem dikey hem çapraz hareket edebilir. Kale ve filin hareketlerinin birleşimi şeklinde hareket eder.
Fil Önünde bir engel bulunmadıkça çaprazlarda hareket eder. Fillerin biri daima beyaz, diğeri daima siyah karelerde hareket eder.
Kale Yatay veya dikey bir hat üzerinde başka bir taşın olduğu kareye kadar serbestçe hareket edebilir. Kale, bulunduğu hattın üzerinde hareket yönünde rakibe ait ilk taşı almak potansiyeline de sahiptir.
At Herhangi bir yönde 2 kare ve buna dik yönlerden birinde bir kare ilerler. İlerlerken geçtiği karelerin dolu olmasından etkilenmez. Hareketini bitirdiği karede rakip taş varsa bu taşı alır. (L şeklinde ilerler.)
Piyon Piyonlar önlerinde taş bulunmadıkça, ileriye doğru ve düz olarak ilerlerler. Piyonlar açılışta (ilk hamlelerinde) isterlerse iki kare ilerleyebilirler. Piyonlar ileriye doğru tek kare çapraz olarak diğer taşları alabilirler. Sekizinci sıraya ulaşan piyonlar oyuncunun istediği herhangi bir taşa (Şah hariç) terfi ederler. Bu taş genellikle en güçlü taş olan Vezir olur.
Rok Yapmak
Şah ve Kaleyle yapılan 2 hamlenin oluşumundan oluşan tek bir harekettir. Oyunda en fazla bir defa yapılabilir. Arada başka hiçbir taş yoksa ve şah ile kale hiç oynamamışlarsa ve şah tehdit altında değilse, Rok yapmak için Şah Kaleye doğru iki hamle atar. Aynı hamlenin devamı olarak, Kale Şahın üzerinden atlar ve yanına yerleştirilir. Şahın geçeceği karelerin de tehdit altında olmaması gerekir. Şahla, vezir tarafındaki kaleyle yapılan roka, uzun rok, şahla şah tarafındaki kalenin yaptığı roka ise kısa rok denir.

Satranç Notasyonu

Satrançta genel olarak cebirsel notasyon kullanılmaktadır. Satranç tahtasında düşey sütunlarda birer harf (a, b, c, d, e, f, g, h) ve yatay sütunlara birer sayı (1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ) konulur. Böylece her kare bir harf ve bir de sayı ile belirlenmiş olur. Örneğin, sol alt kare a1, sağ üst kare de h8 ile belirtilir.

Ayrıca taşları ve hamleleri yazmak için şu kısaltmalar kullanılır:

  • Taşlar

    • Ş : Şah
    • V : Vezir
    • K : Kale
    • A : At
    • F : Fil
  • Hamleler
    • 0-0 : Küçük Rok
    • 0-0-0 : Büyük Rok
    • x : Taş Alma
    • + : Şah
    • ++ Çifte şah
    • # : Mat
    • = : Terfi
  • Yorumlar
    • ! : Kuvvetli Hamle
    • !! : Çok kuvvetli Hamle
    • ? : Zayıf Hamle
    • ?? : Büyük Hata
    • ?! : Şüpheli Hamle
    • !? : İlginç Hamle
    •  : Zorunlu Hamle

Ayrıca bakınız : Cebirsel notasyon

İstisnalar

Geçerken Almak
Beşinci sıraya ulaşmış bir piyon, yan sütunlardaki rakip piyon kendi ikinci sırasından dördüncü sırasına giderse hemen sonraki hamlede onu dördüncü değil üçüncü sıraya gitmiş varsayarak alabilir. Buna geçerken alma (en passant) denir.

Dünya Satranç Şampiyonları

Resmi olmayan ancak genel olarak kabul edilen şampiyonlar:

  • Howard Staunton
  • Adolf Anderssen
  • Paul Morphy

Resmi Şampiyonlar:

  • Wilhelm Steinitz (1886 - 1894)
  • Emanuel Lasker (1894 - 1921)
  • Jose Raul Capablanca (1921 - 1927)
  • Alexander Alekhine (1927 - 1935), (1937 - 1946)
  • Max Euwe (1935 - 1937)
  • Mikhail Botvinnik (1948 - 1957), (1958 - 1960), (1961 - 1963)
  • Vassily Smyslov (1957 - 1958)
  • Mikhail Tal (1960 - 1961)
  • Tigran Petrosian (1963 - 1969)
  • Boris Spassky (1969 - 1972)
  • Robert Fischer (1972 - 1975)
  • Anatoly Karpov (1975 - 1985)
  • Gary Kasparov (1985 - 1993)

Fethullah Gülen, bedava

Filed under: Uncategorized — admin @ 3:44 am

Fethullah Gülen (d. 27 Nisan 1941 Pasinler, Erzurum), emekli vaiz, yazar. Kuruculuğunu Said-i Nursi’nin yaptığı Nur Cemaati önderlerinden. 30′u aşkın kitabı ve çeşitli dergilerde makaleleri yayımlanmıştır. Farsça ve Arapça bilmektedir. Hiç evlenmemiştir.

Gülen, dinde yenilenmeci görüşleri ekseninde oluşan Gülen Hareketi’nin fikri önderidir. Dinde yenilenme ve dinlerarası diyalog konusundaki fikirleriyle sadece cemaati içinde değil, filozoflar ve sosyal bilimcilerin dahil olduğu bazı uzmanlar tarafından da çağdaş İslam düşüncesine yön veren önemli bir düşünür olarak kabul edilmektedir.ODTÜ Felsefe Bölümü Başkanı Ahmet İnam: “Fethullah Bey çok değerli ve saygın bir insan. Kendisiyle üç gün beraber konuştuk. Ben onu bir mütefekkir olarak görüyorum.” [1]
“Bir Müslüman düşünür olan Fethullah Gülen’in modernite ile Müslüman gelenek arasında nasıl bir orta yol aradığını ele alacağız.” Yavuz, M.Hakan, Esposito, John, Laik Devlet ve Fethullah Gülen Hareketi, Istanbul: Gelenek, 2004 [2]
“As a religious intellectual and peace activist from Turkey, Gulen has influenced a whole generation of Muslims worldwide and inspired them”, Muslim World in Transition: Contributions of the Gulen Movement konferansına çağrı metni, The American Political Science Association [3] Karşıtları ise Gülen’i bir düşünür olarak önemli bulmamakta, örgütleme ve cemaat önderliği faaliyetleri üzerinde durmaktadırlar.

Hayatı

Erzurum’un Pasinler ilçesi Korucuk Köyü’nde doğan Gülen’in babası Ramiz Bey cami imamı, annesi Rafia Hanım ev kadınıdır. Gülen; altısı erkek, ikisi kız, sekiz kardeşin ikincisidir. İlkokul, ortaokul ve imam hatip lisesini dışarıdan bitiren Gülen, Osman Bektaş’tan din eğitimi almıştır.

Erzurum Komünizmle Mücadele Derneğinin kuruluşunda bulunmuştur.Erzurum Komünizmle Mücadele Derneğinin kurulmasıyla ilgili Fethullah Gülen’in açıklamaları

Askerlik öncesi ve sonrasında Edirne Üç Şerefeli Cami’de toplam 4 yıl süre ile imamlık yaptı. Askerlik hizmetini Ankara Mamak ve İskenderun’da tamamladı. Edirne’deki görevi sonrası Kırklareli’ne tayin olup bir yıl vaizlik yaptı. 1966′da İzmir’e vaiz atanan Gülen, Kestanepazarı Camii’nde vaazlar verdi, Kur’an kursu idareciliği yaptı. Gezici bölge vaizi görevi ile 1971 yılına kadar Ege Bölgesi’nin çeşitli il ve ilçelerinde vaaz ve sohbetlerde bulundu. Edremit’in Suturen, Kemalpaşa’nın Ören ve Yiğitler ile Manisa’nin Turgutlu ilçesinin Ahmetli bucağında Said-i Nursi öğretilerinin belletildiği kamplar kurdu.[4]Hikmet Çetinkaya’nın Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlanan yazı dizisi Bu kamplarda çocuklara karşı şiddet kullanıldığına yönelik suçlamalarda bulunulmuştur. Nurettin Veren’in Tempo Dergisi’ndeki söyleşisi

1971 yılında 12 Mart muhtırası dönemindeki Türk Ceza Yasası’nın 163 maddesinde tanımlanan irticai faliyetlerinden dolayı ilk kez mahkemeye çıkarıldı ve 3 yıl hapis cezası aldı. İzmir Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Mahkemesi’nin 20.9.1972 gün ve 3/36 sayılı kararıyla Türk Ceza Yasası’nın 163. maddesine muhalefetten verilen karar Askeri Yargıtay 3. Dairesinin 1973/146-242 sayılı kararıyle mahkûmiyete dönüştü. 1974 yılında Bülent Ecevit’in Başbakanlığındaki 37. hükümet döneminde çıkarılan af kanunuyla mahkûmiyet kararı af kapsamına girdi. 7 ay tutukluktan sonra serbest kalan Gülen, Balıkesir’in Edremit ilçesi ve Manisa ilinde vaizlik görevlerine devam etti. Daha sonra İzmir’in Bornova ilçesi vaizliği görevine atandı.

12 Eylül döneminde askeri yönetim tarafından hakkında çıkarılan tutuklama emri dolayısıyla resmi kurumlardan uzak durdu; 1986 yılında Devlet Güvenlik Mahkemesi’nce hakkında takipsizlik kararı verildi. Bu dönemde devletle olan resmi ilişkisi kesilen Gülen 1989′da İstanbul ve İzmir’de “fahri” olarak vaazlarına yeniden başladı. 1992 yılına kadar bu vaazlarını sürdürdü.

Fethullah Gülen, Dinlerarası Diyalog hareketi kapsamında 9 Şubat 1998 tarihinde Papa II. John Paul ile görüştü.Papa ile görüşme, ROMA / VATIKAN (Zaman), 10 Şubat 1998

Ankara 2 No’lu Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından 22 Ağustos 2000 tarihinde Fethullah Gülen hakkında “Laik Devlet yapısını değiştirerek yerine dini kurallara dayalı bir devlet kurmak amacıyla yasadışı örgüt kurup bu amaç doğrultusunda faaliyetlerde bulunmak “ gerekçesiyle 10 yıla kadar ağır hapis istemi ile yargılama başlatıldı. Gülen için, 11 Ağustos 2000 tarihinde Ankara 2 No’lu Devlet Güvenlik Mahkemesi heyeti tarafından Ceza Muhakameleri Usul Kanunu’nun 104. maddesi gereğince, oybirliğiyle gıyabi tutuklama kararı alındı. Ankara 2. No’lu DGM’nin Fathullah Gülen hakkında gıyabi tutuklama kararı, Fethullah Gülen web sitesi]

Yargılama, Bülent Ecevit başkanlığındaki 57. Hükümet döneminde, 2003 Mart ayında 23.04.1999 tarihinden önceki suçlar için geçerli olmak kaydıyla çıkardığı 21.12.2000 tarih ve 4616 sayılı Şartla Salıverilme Yasası’nın (kamuoyunda daha sonra Rahşan affı diye anılmaya başlanan) 1/4. maddesi uyarınca 5 yıl süresince ertelendi. Af yasası çerçevesinde 2000/124 Esas,10.03.2003 tarih ve 2003/20 sayılı dava bir kesin hükme bağlanamayarak sonuçlandırılamadı. Bu süre içinde Fethullah Gülen’in aynı cins veya daha ağır bir suç işlemesi durumunda yargılamanın yeniden başlaması kararlaştırıldı.

5 Mayıs 2006′da Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki 59. AKP hükümetinin 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nda yaptığı değişiklikler nedeniyle örgüt kapsamındaki suçlarda “baskı, korku, sindirme ve cebir ve şiddete başvurma” şartı aranmaya başladı. Bu nedenle Bu durumda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iddianamesinin bir bölümü Terörle Mücadele Kanunu değiştiği için geçerliliğini yitirdi. Davaya tekrar bakan Mahkeme, Emniyet Müdürlüğünün verdiği rapor doğrultusuna suçun oluşmadığı hükmüne vararak sanığın beraatine kararı verdi.[5] Gülen’in beraati hakkında Zaman gazetesi haberi 8 Mayıs 2006 tarihinde yazar Ergün POYRAZ, 1999 yılında kendisinin müşteki ve müdahil olarak başlattığı, Rahşan affı nedeniyle karara bağlanmadan durdurulan ve daha sonra Mayıs 2006′da Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin beraat kararı ile sonuçlanan davada kararın temyizi için başvurdu. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, suç fiilinin devam ettiğine ve 11. Ankara Ağır ceza Mahkemesi’nin verdiği beraat kararının geçersiz olduğuna hükmetti. Yine de 5 yıllık zaman aşımının dolması sebebiyle davanın beraat nedeniyle değil zaman aşımından düşmesine hükmetti.

Gülen, Mart 1999′dan bu yana ABD’nin Pennsylvania eyaletinde bir çiftlikte yaşamaktadır.

Yurt dışında kurulmasına öncülük ettiği okullar

Türk girişimciler tarafından Türkiye dışında okul açılmasında Fethullah Gülen’in teşvikleri etkili olmuştur. Yeni Aktüel dergisi tarafından yapılan bir araştırmaya göre Fethullah Gülen’in yönlendirmesi ile 92 ülkede yaklaşık 500 lise veya ilköğretim okulu, 6 üniversite ile çeşitli sayıda eğitim veya dil merkezi açılmıştır. Bu kurumlar aracılığı ile 100.000′den fazla öğrenciye eğitim verildiği tahmin edilmektedir.1 Bu okullarda Türkçe, İngilizce, açıldığı ülkenin resmî dili ve bazen başka dillerde (Orta Asya’da Rusça, Afganistan’da Farsça, Afrika’da Fransızca) eğitim yapılmaktadır.

Samanyolu TV’de yayımlanan Ayna programı her bölümünde, çekim yaptığı ülkede kurulmuş olan Türk okullarını da tanıtmaktadır.

Hakkındaki Tartışmalar

18 Haziran 1999 tarihinde televizyon kanallarında yayınlanan vaaz konuşmaları kamuoyunda tartışma başlattı. Vaazlarında, cemaatini devlet bürokrasisindeki mevcudiyetlerini, kendilerini fazla belli ettirmeden, göze batmadan, uygun ortam koşulları oluşana kadar sürdürmeye teşvik ettiği öne sürüldü:
31.08.2000, BBC, Army chief demands Islamist purge Gülen’i ağlatan kaset!, Sabah, 2005

Adliyede, Mülkiyede veya başka bir hayati müessesede bizim arkadaşlarımızın mevcudiyeti, öyle ferdi mecburiyetler şeklinde ele alınıp öyle değerlendirilmemelidir. Yani bunlar gelecek adına bizim o ünitelerde garantimizdir. İstikbale yürümek için, sistemin püf noktalarını keşfedin. Hâlâ bu sistem devam ediyor. Bu sistem içinde arkadaşlarımız istikbale yürüyeceklerdir. Öyleyse o sistemin püf noktalarını bilmeleri lazım, keşfetmeleri lazım. Aşmaları lazım. Bu da meselenin diğer bir yanıdır. Kuvvet dengesi olmadığı bir yerde kuvvete başvurmayacaksınız. Teknik-taktik yerinde sizin kalbiniz önemli. Dıştan bizi bazıları korkaklıkla itham edecekler. Fırsat bulup, hep yolunuza devam ediyorsanız, yine orada o esnekliği gösterecek, o eksantriği kullanacak, geriye çekiliyor gibi yapacak, fakat adımlarınızı daha açıp ileriye gideceksiniz. İster Mülkiyede çalışan arkadaşlarımız olsun, ister Adliyede çalışan arkadaşlarımız olsun herkes için söz konusudur bu. Sivrilmeden, mevcudiyetinizi hissettirmeden çok ilerlere gitme. Mutlaka riayet edilmesi lazım. Müslümanların belli bir noktaya ve kıvama gelecekleri ana kadar bu şekilde hizmete devam etmeleri şarttır. Erken vuruş diyeceğim çıkışlar yaparlarsa, dünya Cezayir’deki gibi başlarını ezer. Zayiata meydan verilmemeli. Çok dikkatli ve çok tedbirli, temkinli hareket etme mecburiyeti var. Bu hizmetin içinde bulunanlar, bu hizmete göre hizmet vermek isteyenler, her birisi dünyayı idare edebilecek birer diplomat gibi hareket etmeli.Youtube’da 2000 yılında DGM’deki davaya dayanak gösterilen video kayıtları Vural Savaş İrticaya karşı militan demokrasi ISBN 975 - 494 - 893 - 3 2001 . 06 . Y . 0105 . 1904 Vural Savaş’ın Militan Demokrasi kitabında yer alan bant çözümleri ve İlhan Selçuk’un kitaba önsözü

Gülen, 24 Eylül 2001 tarihinde kendi sitesinde yazdığı açıklamalarda video kasetlerdeki ifadelerin belli çevrelerce çarpıtıldığını sadece kasetlerin bazı bölümlerin alındığını, asıl söylenmek istediğinin kasetlerdeki sözlerinden farklı olduğunu ifade etti.Gülen’in hakkındaki video kasetlerine verdiği cevap

Basında Fethullah Gülen tarikatının Emniyette Örgütlenmesiyle ilgili tartışmalar sürmektedir. Akşam, Serdar Akinan, 2 Eylül 2007 Eski polis Koleji ve Polis Akademisi öğrencisi Zübeyir Kındıra tarafından yazılan Fethullahın CoplarıFethullahın Copları, Zübeyir Kındıra, Su yayınları, ISBN 9756709146, 2001 basımı isimli kitapta, Emniyet içinde Fethullah Gülen örgütünün yapılandığı iddia edilmişti. Bu kitapta yazar kolej ve akademi anılarına yer verirken aşağıdaki iddiaları da kamuoyuna duyurdu:

  1. Polis Akademisinde kilit noktalara gelen öğretim elemanları kendi düşüncesindeki öğrencileri kayırıyor, aksi fikirdekileri cezalandırıyor ve sicilini bozuyor.
  2. Değişik taktiklerle öğrenciler apartman dairelerinde kurulu yurtlara götürlüyor. Evlere götürülebilmek için öğrenciler, cin ve peri ile korkutuluyor, cinleri ve perileri kaçıran dualar verileceği vaad ediliyor. İmtihandan önce okunduğunda yüksek not almayı garanti eden dualar olduğu söyleniyor.
  3. Atama şubede yerleşen tarikat elemanları kendi tarikatından polisleri, içlerinde polis eğitim kurumları, atama şube ve istihbarat daire başkanlığı gibi kritik pozisyonlara getiriyor.
  4. Tarikat içinde de kurulu bulunan hiyerarşik yapılanma, polisteki hiyerarşinin üstüne çıkıyor. Tarikat içinde üst kademedeki bir kimse polislikte amirinin yetkisinin üstüne çıkıyor.
  5. Tarikat, artık İstihbarat dairesinde yapılanmaya çalışıyor. Bunu gerçekleştirdiğinde devletin istihbaratı laik anayasal düzeni yıkıp din devleti kurmayı gizli hedef olarak tutan bir grubun eline geçecek.

Ankara Emniyet Müdürlüğü Fethullah Gülen tarikatının emniyet içinde yapılanmasıyla ilgili gizli bir soruşturma sürdürüyordu. Müdürlük, ilk hazırladığı raporu 15 Mart 1999 tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğüne gönderdi. Hazırlanan raporun emniyet içinde duyulmasından 6 gün sonra 21 Mart 1999 tarihinde Fethullah Gülen kendi ifadesine göre sağlık nedenleriyle ABD’ye gitti. Amerika’dayken laik anayasayı yıkmayı planlamak suçlamasıyla gıyabında 10 yıl hapis itemiyle yargılandı. 16.10.2000, BBC, Turkey tries Islamic leader in absentia(Türkiye İslami lideri gıyabında yargılıyor) Necip Hablemitoğlu, Köstebek, ISBN 9879756774946Kanla Abdest Alanlar, Ergün Poyraz, Toplumsal Düşünce Yayınları, ISBN 975-6448-06-7 Bu tarihten beri ABD’nde Pennsylvania eyaletinde, ormanlık bir arazide kendisine tahsis edilen bir mâlikânede yaşamaktadır.

Hakkında 11 Ağustos 2000 tarihinde Ankara 2 nolu DGM’nin tutuklama kararı olmasına rağmen ABD’de ikamet etmesi ve ABD’nin koruması altında bulunduğu iddiaları nedeniyle sıkça eleştirilmektedir.
Çetinkaya, Hikmet, Fethullah Gülen’in 40 Yıllık Serüveni 2, Günizi Yayıncılık, 2005

Bazı güncel gazete yazarları ve siyasetçiler tarafından ABD hükümeti tarafından korunma altında bulunma, Papalığın misyonerlik hedeflerine ortak olma, ABD’nin ılımlı İslam siyasetiyle irtibatı olma,Fethullah Gülen ve ılımlı islam, Yılmaz Polat, 27 Eylül 2007 Can Dündar, Ilımlı İslam ve ABD (1), 25 Eylül 2005 iddiaları ile eleştirildi. Yeni Yüzyıl gazetesine verdiği mülakatta ABD ile iyi geçinmeyi savunması eleştirilere neden oldu:

Şöyle veya böyle Amerika ile dostça geçinmeden destek almak değil, dostça geçinmeden, Amerikalılar istemezlerse, kimseye dünyanın değişik yerlerinde hiçbir iş yaptırmazlar. … Amerika, hâlâ bu dünya gemisinin dümeninde oturan bir milletin adıdır. … Bu realite kabul edilmeli. Amerika göz ardı edilerek şurada burada bir iş yapılmaya kalkılmamalı. Rusya destekleyebilir bir işi, fakat Amerika ile iyi geçinmezseniz, işinizi bozarlar. … Amerika’daki ahengin devam ve temadisini ister. Ve ben bunu çok yadırgamam.Nevval Sevindi, Yeni Yüzyıl, 23.07.1997

Diğer taraftan da İslami Kalvinizm ve Protestan İslam diye adlandırılan Hristiyanlıktaki dönüşümlere benzer bir rol oynadığı basında tartışıldı. Dr. Mete Turgut, Kalvinizm, Protestanlık, İslam Tartışmaları Tesadüf Mü? Ertuğrul Özkök, Hürriyet, Türkiye’nin ‘Calvin’i kim, 26 Ocak 2006 Akşam, Kalvinizm İslam diniyle bağdaşmaz

Köstebek kitabının yazarı akademisyen Dr. Necip Hablemitoğlu, yazılarında Fethullah Gülen’e yaptığı eleştiriler nedeniyle cemaat mensubu olarak kendini tanıtan kişilerden elektronik posta, telefon vb. yollarla kimi zaman sitemkâr eleştiriler, bazen hakaretler ve bazen de ölüm tehditleri geldiğini yazmıştı. Necip Hablemitoğlu

Papa II John Paul’a yazdığı mektupta ve Papalığın Dinlerarası Diyalog Misyonunun parçası olmak istediğini açıklaması bazı muhafazakar çevrelerde eleştirilere neden olmuştur.Papa ile görüşme, ROMA / VATIKAN (Zaman), 10 Şubat 1998 Dinlerarası Diyalog, İbrahimi Dinler açıklamaları,, Fethullah Gülen ve Ehl-i Kitap: Dinler Arası Diyalog Adına Türkiye’den Bir Ses sempozyumlar, kilise ve havra açılışları, abant toplantıları Abant Toplantıları, korkuları bitirdi Abant Toplantıları ABD’ye Taşınıyor, 19 Mart 2004 ilahiyatçı akademisyenlerin ve milliyetçi eğilimdeki muhafazakar gazetelerin ve bunların yazarlarının tepkilerine neden oldu.

İlahiyatçı Prof. Dr. Suat Yıldırım’ın Kuran tercümesinde ayetler arasına İncil ve Tevrattan alıntılar koymasına, Müslüman ve Hristiyanların Hz. İsa’nın manevi şahsiyeti etrafında birleşmesi fikrini ortaya atmasına,8 Aralık 2003 Aksiyon derigisi Kapak konusu, İsa, insanlık onu bekliyor Kuran mealinin cemaatin yayın organı Zaman gazetesi tarafından basılıp okuyucularına bedava dağatılmasına ve Fethullah Gülen’in bu meale önsöz yazmasına kamuoyunda tepkiler doğdu.Dinlerarası Diyalog İhaneti, Yümni Sezen, Kelam yayınları, ISBN 975930448123 Şubat 2006, Ceviz kabuğu televizyon programı

Aleyhinde suçlayıcı ve yerici ifadeler içeren yazılar yazan Cumhuriyet gazetesi köşe yazarı İlhan Selçuk, Kasım 2006′da Gülen hakkında yazısında kullandığı “Fethullah Gülen Mürtecidir” ifadesi nedeniyle kişiliğine hakaretten dava edilmiştir. Yazar İlhan Selçuk açılan hakaret davasından beraat etmiştir.İlhan Selçuk’un Fethullah Gülen’e hakaret suçlamasından beraati haberi İlhan Selçuk’un Vural Savaş’ın Miltan Demokrasi kitabına önsözü

Fethullah Gülen eski arkadaşı Nurettin Veren aleyhinde hakaret davası açmıştı. Dava çıkışında Nurettin Veren Gülen için ” insan kendi ülkesini bir düşman kalesi gibi ele geçirmez.” ifadesini kullanmıştır. Nurettin Veren’in Fethullah Gülen’e hakaretten yargılandığı mahkeme çıkışı görüntüleri 1966 yılından beri arkadaşı olduğunu açıklayan Nurettin Veren, Fethullah Gülen aleyhindewww.nurettinveren.net Nurettin Veren kişisel internet sitesi isimli bir internet sitesinde iddialarını sürdürmektedir.

Genelkurmaya ait olduğu iddia edilen andıçın basına sızdırılması olayında Genelkurmay İletişim Dairesi yaptığı soruşturmada belgenin akredite basın yayın organları değerlendirmesi olduğunu sahte olmadığını ABD’nin Utah eyaletindeki bir internet sitesinden yayınlanmakta olduğunu duyurduğunda bazı gazete yazarları ve tv programcıları belgenin çalınmasının ve basına sızdırılmasının Fethullah Gülen Cemaati tarafından yapılmış olabileceği kuşkuları üzerine yazılar yazdılar.Ahmet Hakan, Cemaat, ey cemaat, Hürriyet, 2 Nisan 2007 Can Ataklı, Ayetullah Fethullah, Vatan, 1 Nisan 2007 Vatan gazetesindeki andıcın basına sızdırılması haberi, 31 Mart 2007 Yalçın Küçük’ün andıçın sızdırılması konusunda Fethullah Gülen’i suçladığı televisyon programı, Skyturk, 1 Nisan 2007 32. Gün programında andıçın sızdırılması hakkında Can Ataklı ve Fehmi Koru arasındaki tartışma

Eserleri

Gülen’in çeşitli konuları ele alan çok sayıda kitap, makale, kaset, görüntülü video ve şiirleri mevcuttur. Eserlerinde, dini öğretisinin etkisini görmek mümkündür ve genellikle kişisel dini felsefe ve bakış açısını konu almaktadırlar. Eserleri başta İngilizce, Arapça, Almanca, İspanyolca ve Rusça olmak üzere değişik dillere çevrilmiştir.

Kitaplarından bazıları:

  1. Asrın Getirdiği Tereddütler 1-5, (1983 - 2002)
  2. Çağ ve Nesil, (1982)
  3. Buhranlar Anaforunda İnsan, (1986)
  4. Yitirilmis Cennette Doğru, (1988)
  5. Işığın Göründüğü Ufuk, (2000)
  6. Fatiha Üzerine Mülahazalar, (1998)
  7. Ila-yi Kelimetullah veya Cihad, (1996)
  8. İnancın Gölgesinde 1-2, (1991 - 1992)
  9. Kırık Testi, 1-5, (2002)
  10. Kitap ve Sünnet Perspektifinde Kader,
  11. Ölçü veya Yoldaki Işıklar 1-4, (1985 - 1992)
  12. Sonsuz Nur 1-3, (1993 - (1994)
  13. Çekirdekten Çınara, (2002)
  14. Mealli Dua Mecmuası, (2000)
  15. Fasıldan Fasıla 1-5 (2007)
  16. Prizma 1-5

Kaynaklar

  • Yeni Aktüel
  • Geleneğin Modern Çağa Tanıklığı, Enes Ergene, Yeniakademi Yayınları

Allen Iverson, bedava

Filed under: Uncategorized — admin @ 3:22 am

Allen Ezail Iverson (d. 7 Haziran, 1975), Amerikalı basketbolcu, Denver Nuggets için oynuyor.

Boyu 1.83 cm, kilosu ise 75 kg’dir. Kendisine özel üretilen Reebok marka ayakkabı giymektedir. Lakabı “The Answer“dır. 25 Aralık 2006′da Denver Nuggets’a takas olmuştur. Point Guard(oyun kurucu)’dır.

NBA’de oynayan en popüler oyunculardan biridir. Birçok rekoru vardır. Dört kez NBA sayı kralı olmuştur. Kariyer sayı ortalaması 28 sayıdır(tüm zamanlarda 4.sıradadır.)

Annesi, kendisine henüz 15 yasında gebe kalmıs ve NBA’de oynarken (1997) Sixers’ın yıldızı iverson’un babası sevgilisini bıcakladı haberleri patlak verene kadar babasından haber alamamıs, hayat standardı NBA’ya girene kadar aclık sınırında kalmıs (onun ve kardeslerinin adlarına sosyal sigortalarda bircok yardım kaydında rastlanmıs) , her seyiyle ilginc bir NBA yıldızıdır.

Amerikan Futbolu onun ilk gözağrısıydı. Basketbola ise annesinin zoruyla basladı. Lisede okulun hem Amerikan Futbolu takımında hem de Basketbol takımında yer aldı. İki takımda da eyalet şampiyonluğu yaşadı ve Virginia’ daki liseler arasında en değerli sporcu ödülünü aldı.

Arkadaşlarıyla birlikte sampiyonlugu kutlarken ırkçı bir grup beyazla çıkan kavga sonucu çete kurmak suçlamasıyla tutuklandı. Kavganın cıktıgı bowling salonundaki kameralarda görüntüsü cikmamasına ragmen, hakimin davalılardan birinin yakını olmasından dolayı 5yıl hapse mahkum edildi. Kamuoyundaki yoğun baskılar sonucu cezası ağır ceza kapsamından çıkarıldı ve 4,5 ay sonra özgürlüğüne kavuştu. Donemin eyalet valisinin (Doug Wilder) ,eyalet tarihinin ilk siyahi vali olmasının bu kararda etkili oldugu söylenir. Keza iverson valinin özel af talebiyle hapisten cıkmıstır. Bu kavga ve sonrasındaki hapis donemi allen iverson’a bircok universitenin yolunu kapatmıstır.

Ona üniversite yolunu açan isim ise Georgetown Üniversitesi antrenörü John Thompson’ dur. Gecmişinden dolayı başlarda süpheyle yaklastıgı Iverson’a üniversitedeki yılları boyunca koclugun yanısıra babalıkta yapmıstır. Georgetown universitesinin resmi gazetesi The hoya dahil olmak üzere iverson’un üzerine her gidildiginde koc thompson yıldız oyuncusuna sahip cıkmıstır. Özellikle amerikan dindar ve ırkcı kesiminin iverson’a(hapis donemindeki curcuna ve hapisten cıkıs sekilinden dolayı) duydugu öfke cogu kez georgetown takımının deplasmanda oyanadıgı maclara pankartlar ve kavgalarla ortaya cıkmıs. Bu olayların hepsinde koc thompson oyuncusuna sahip cıkmıstır. Bu donemde iverson uslu durmak adına etrafında olup bitenlere sahada attıgı sayılarla cevap verdigi için The Answer lakabını almıstır. Ancak ailesinin maddi imkansızlıkları ve kardeşinin hastalığı sebebiyle okudugu güzel sanatlar bölümünü bırakarak 1996′da NBA’ e katılma kararı almıstır.

Iverson, 1996 NBA Draftı’nda Philadelphia 76’s tarafından birinci sıradan seçilerek NBA’ e ilk adımını attı. O yılki draft NBA tarihinin (2003′e kadar) en iyi draftı olarak gösterilmekteydi.(kobe bryant, steve nash, antoine walker, peja stojakovic ,staphon marbury , ray allen, jermaine O’neall, marcus camby vs.. o yılki drafta katılan diger nba yıldızı olmus oyunculardır).

Suana kadarki NBA kariyerine 1 sezon MVP’ligi, 4sayı krallıgı, 1 NBA finali,2 allstar MVP’ligi ve sayısız ayın,haftanın, ve macın oyuncusu ödülü sıgdırmıstır. 2005 yılında Orlando Magic’e atmış olduğu 60 sayıyla kariyer rekorunu kırmıştır. Kariyer asist rekoru 16, blok rekoru 3, top çalma rekoru 9, ribaund rekoru 11 dir. Kariyerinde sadece bir kez triple double yapmıştır. LA Clippers’a karşı 2002′de 30 sayı, 10 ribaund, 11 asistle gerçekleştirmiştir.

Adıyla özdeşleşen Philadelphia Sixers takımı için 2006 yılının ortasına kadar oynamıstır. Nba’de gecmişinin verdigi gazla takındıgı asi tavrı yuzunden ya cok sevilen yada cok nefret edilen bir oyuncu olmustur. Rap ile de özdeslestigi icin Philadelphia da ilah seviyesinde sevilmektedir. Sixers GM’i Billy King’in aldıgı yeniden yapılanma kararı dogrultusunda bedava denilebilecek bir karsılıkla Denver Nuggets’a gecmiştir.

Bazen saha dışında yaptığı olaylardan dolayı tepki almıştır. Allen Iverson’ın Tiura adında bir kızı ve Allen adında bir oğlu vardır. Sports Illustrated dergisini okumaktan hoşlanır. Samuel L. Jackson ve Al Pacino en sevdiği aktörlerdir.En sevdiği aktris ise Halle Berry dir.Favori şarkısı Notorious B.I.G den Unbelievable’dir.
Bir tane rap tarzında albümü de vardır. Adı “Allen Iverson aka Jewels : 40 Bars”dır.

Dış Bağlantılar

Resmi fan sitesi: http://www.alleniversonlive.com

Allen Iverson, bedava

Filed under: Uncategorized — admin @ 2:42 am

Allen Ezail Iverson (d. 7 Haziran, 1975), Amerikalı basketbolcu, Denver Nuggets için oynuyor.

Boyu 1.83 cm, kilosu ise 75 kg’dir. Kendisine özel üretilen Reebok marka ayakkabı giymektedir. Lakabı “The Answer“dır. 25 Aralık 2006′da Denver Nuggets’a takas olmuştur. Point Guard(oyun kurucu)’dır.

NBA’de oynayan en popüler oyunculardan biridir. Birçok rekoru vardır. Dört kez NBA sayı kralı olmuştur. Kariyer sayı ortalaması 28 sayıdır(tüm zamanlarda 4.sıradadır.)

Annesi, kendisine henüz 15 yasında gebe kalmıs ve NBA’de oynarken (1997) Sixers’ın yıldızı iverson’un babası sevgilisini bıcakladı haberleri patlak verene kadar babasından haber alamamıs, hayat standardı NBA’ya girene kadar aclık sınırında kalmıs (onun ve kardeslerinin adlarına sosyal sigortalarda bircok yardım kaydında rastlanmıs) , her seyiyle ilginc bir NBA yıldızıdır.

Amerikan Futbolu onun ilk gözağrısıydı. Basketbola ise annesinin zoruyla basladı. Lisede okulun hem Amerikan Futbolu takımında hem de Basketbol takımında yer aldı. İki takımda da eyalet şampiyonluğu yaşadı ve Virginia’ daki liseler arasında en değerli sporcu ödülünü aldı.

Arkadaşlarıyla birlikte sampiyonlugu kutlarken ırkçı bir grup beyazla çıkan kavga sonucu çete kurmak suçlamasıyla tutuklandı. Kavganın cıktıgı bowling salonundaki kameralarda görüntüsü cikmamasına ragmen, hakimin davalılardan birinin yakını olmasından dolayı 5yıl hapse mahkum edildi. Kamuoyundaki yoğun baskılar sonucu cezası ağır ceza kapsamından çıkarıldı ve 4,5 ay sonra özgürlüğüne kavuştu. Donemin eyalet valisinin (Doug Wilder) ,eyalet tarihinin ilk siyahi vali olmasının bu kararda etkili oldugu söylenir. Keza iverson valinin özel af talebiyle hapisten cıkmıstır. Bu kavga ve sonrasındaki hapis donemi allen iverson’a bircok universitenin yolunu kapatmıstır.

Ona üniversite yolunu açan isim ise Georgetown Üniversitesi antrenörü John Thompson’ dur. Gecmişinden dolayı başlarda süpheyle yaklastıgı Iverson’a üniversitedeki yılları boyunca koclugun yanısıra babalıkta yapmıstır. Georgetown universitesinin resmi gazetesi The hoya dahil olmak üzere iverson’un üzerine her gidildiginde koc thompson yıldız oyuncusuna sahip cıkmıstır. Özellikle amerikan dindar ve ırkcı kesiminin iverson’a(hapis donemindeki curcuna ve hapisten cıkıs sekilinden dolayı) duydugu öfke cogu kez georgetown takımının deplasmanda oyanadıgı maclara pankartlar ve kavgalarla ortaya cıkmıs. Bu olayların hepsinde koc thompson oyuncusuna sahip cıkmıstır. Bu donemde iverson uslu durmak adına etrafında olup bitenlere sahada attıgı sayılarla cevap verdigi için The Answer lakabını almıstır. Ancak ailesinin maddi imkansızlıkları ve kardeşinin hastalığı sebebiyle okudugu güzel sanatlar bölümünü bırakarak 1996′da NBA’ e katılma kararı almıstır.

Iverson, 1996 NBA Draftı’nda Philadelphia 76’s tarafından birinci sıradan seçilerek NBA’ e ilk adımını attı. O yılki draft NBA tarihinin (2003′e kadar) en iyi draftı olarak gösterilmekteydi.(kobe bryant, steve nash, antoine walker, peja stojakovic ,staphon marbury , ray allen, jermaine O’neall, marcus camby vs.. o yılki drafta katılan diger nba yıldızı olmus oyunculardır).

Suana kadarki NBA kariyerine 1 sezon MVP’ligi, 4sayı krallıgı, 1 NBA finali,2 allstar MVP’ligi ve sayısız ayın,haftanın, ve macın oyuncusu ödülü sıgdırmıstır. 2005 yılında Orlando Magic’e atmış olduğu 60 sayıyla kariyer rekorunu kırmıştır. Kariyer asist rekoru 16, blok rekoru 3, top çalma rekoru 9, ribaund rekoru 11 dir. Kariyerinde sadece bir kez triple double yapmıştır. LA Clippers’a karşı 2002′de 30 sayı, 10 ribaund, 11 asistle gerçekleştirmiştir.

Adıyla özdeşleşen Philadelphia Sixers takımı için 2006 yılının ortasına kadar oynamıstır. Nba’de gecmişinin verdigi gazla takındıgı asi tavrı yuzunden ya cok sevilen yada cok nefret edilen bir oyuncu olmustur. Rap ile de özdeslestigi icin Philadelphia da ilah seviyesinde sevilmektedir. Sixers GM’i Billy King’in aldıgı yeniden yapılanma kararı dogrultusunda bedava denilebilecek bir karsılıkla Denver Nuggets’a gecmiştir.

Bazen saha dışında yaptığı olaylardan dolayı tepki almıştır. Allen Iverson’ın Tiura adında bir kızı ve Allen adında bir oğlu vardır. Sports Illustrated dergisini okumaktan hoşlanır. Samuel L. Jackson ve Al Pacino en sevdiği aktörlerdir.En sevdiği aktris ise Halle Berry dir.Favori şarkısı Notorious B.I.G den Unbelievable’dir.
Bir tane rap tarzında albümü de vardır. Adı “Allen Iverson aka Jewels : 40 Bars”dır.

Dış Bağlantılar

Resmi fan sitesi: http://www.alleniversonlive.com

YTÜ Makina Mühendisliği Bölümü, bedava siteler

Filed under: Uncategorized — admin @ 1:52 am

YTÜ Makina Mühendisliği Bölümü, Makina Mühendisi gereksinimini karşılamak üzere İstanbul Teknik Okulu bünyesinde 1937’de kurulmuş, ilk mezununu 1941 yılında vermeye başlamış YTÜ Makine Fakültesi bünyesinde bulunan bir bölümdür. Türkiye’de 1973′te ilk defa Makina Mühendisliği Bölümünde uzmanlaşmaya yönelik dal eğitimi veren bir bölümdür.

Dalları

Makina Mühendisliği Bölümü; Hidromekanik ve Hidrolik Makinalar Anabilim Dalı, Konstrüksiyon Anabilim Dalı, Makina Teorisi, Sistem Dinamiği ve Kontrolü Anabilim Dalı, Makina Malzemesi ve İmalat Teknolojisi Anabilim Dalı, Mekanik Anabilim Dalı, Otomotiv Anabilim Dalı, Termodinamik Anabilim Dalı olmak üzere yedi Anabilim Dalından oluşmaktadır.http://www.mkm.yildiz.edu.tr/geneltanitim/index.html

Kaynak

July 30, 2008

Steve Jobs, bedava

Filed under: Uncategorized — admin @ 8:32 pm

Steven Paul Jobs (d. 24 Şubat 1955), Apple Computer’in genel müdürüdür ve bilgisayar sanayisinin önderlerindendir. Steve Wozniak ile birlikte Apple’in ortaklarından olup, 1976 yılında kurdukları bu firma Apple II sayesinde bugünkü ev bilgisayarlarının gelişmesinde önemli yer almıştır.

Steve Jobs, Xerox’un Palo Alto Research Center’ında geliştirilmiş olan Fare (Mouse) ve GUI (Graphical User Interface) kavramlarının ticari önemini kavrayıp, sonradan bunları Apple Macintosh’da uygulamaya koymuştur. Steve Jobs aynı zamanda Pixar Animasyon Stüdyoları’nın genel müdürü ve yöneticisidir.

İlk zamanları

Green Bay, Wisconsin ‘de, Amerikalı Joanne Carole Schieble ve Suriye asıllı Abdulfattah John Jandali ‘nin oğlu olarak dünyaya gelmiştir. Doğumundan 1 hafta sonra Mountain View, Kaliforniya’dan Paul ve Clara Jobs çifti tarafından evlat edinilmiştir. Öz kızkardeşi roman yazarı Mona Simpson ‘dır.

1972 yılında Steve Jobs, Cupertino, Kaliforniya’da bulunan Homestead High School’dan mezun olmasının ardından Portland, Oregon’daki Reed College’e başvurmuştur fakat bir dönem sonra oradan ayrılmıştır.

1974 yılının sonbaharında, Steve Jobs Kaliforniya’ya geri dönerek “Homebrew Computer Club”‘un toplantılarına Steve Wozniak ile katılmaya başlamıştır. O ve Wozniak, Atari Inc.’de, o zamanların ünlü bilgisayar oyun üreticilerinden de, iş bularak oyun tasarımcısı olarak çalışmaya başladı. O zamanlarda ABD’de, satılan Cap’n Crunch’ların içinden çıkan düdükler, üzerlerinde ufak değişiklikler yapılınca AT&T tarafından uzun mesafeli aramaların denetleme frekansı olan 2600 Hz’i sesini verebiliyorlardı. Kısa bir süre zarfında Jobs ve Wozniak 1974 yılında iş hayatına atılarak pahalı uzun mesafe görüşmelerini bedava yapabilmek için “blue box”‘lar üretmeye başladılar.

1976 yılında Jobs 21, Wozniak’da 26 yaşındayken Apple Computer Co.’yu Jobs ailesinin garajında kurdu. Ilk olarak piyasaya sürdükleri ev bilgisayarı Apple I’di ve onu 666.66$’a satıyorlardı.

1977 yılında Jobs ve Wozniak, Apple II’yi piyasaya sundular, o zamanlar Apple II ev piyasasında önemli bir yer elde etmişti ve Apple’ın bilgisayar piyasasındaki yerini sağlamlaştırmıştı. Aralık 1980 yılında Apple Computer halka açılmıştı ve çok iyi değerlerle piyasaya girmişti. Aynı yıl Apple Computer Apple III’ü piyasaya sürdü, fakat bu model bir önceki modelinin yerini alamadı.

Apple büyümeye devam ederken, firmanın genişlemesini sağlayabilecek bir yönetici aranıyordu. 1983 yılında Jobs, John Scully’i (o zaman Pepsi-Cola’nın CEO’su) ayartarak ve “Ömrünün sonuna kadar sadece şekerli su mu satmak istiyorsun yoksa dünyayı mı değiştirmek istiyorsun ?” şeklinde meydan okuyarak Apple’in yeni CEO’su haline getirdi. Aynı sene Apple teknolojik olarak gelişmiş fakat ticari olarak başarısız olan Apple Lisa’yı piyasaya sundu.

1984 yılında Macintosh piyasaya sunuldu, piyasada ticari bir başarı yaşamış ilk GUI’lu bilgisayar. Mac’in geliştirilmesi Jef Raskin tarafından başlatılmıştı ve Xerox PARC’da geliştirilmiş olan, fakat ticarileştirilmemiş teknolojilerden esinlenilmişti. Macintosh’un başarısı Apple’in Apple II serisini kaldırıp onun yerine Mac ürünleri sunması ile devam etmiştir ve bugüne kadar da devam etmektedir.

Apple’den gidişi

Steve Jobs, Apple için ikna edici ve karizmatik bir savunucuydu, eleştirilere de bakılırsa aynı zamanda düzensız ve hırslı bir yöneticiydi. 1985 yılında firma içinde oluşan bir kavga sonucu Jobs, Sculley tarafından görevlerinden çekilmiştir ve dışarı atılmıştır. Burda ama aynı zamanda Jobs’un hala Apple Computer’in başkanı olduğunuda not düşmekte fayda vardır.

Apple’ı bıraktıktan sonra Jobs başka bir bilgisayar firması buldu, NeXT Computer’ı. NeXT, Lisa gibi teknolojik olarak çok gelişmişti fakat hiçbir zaman, bilimsel çalışma alanları hariç, popüler olamamıştı. Örneklemek gerekirse Tim Berners-Lee özgün World Wide Web sistemini CERN’de bir NeXT bilgisayarında geliştirmiştir. Ne kadar popüler olmasa da, Object Oriented Programming (nesneye dayalı programlama), PostScript gösterme ve magneto-optical sürücü teknolojilerinin gelişmesinde yardımcı olmuştur. NeXT’deki bir sürü yenilik 2000′li yıllarının başlangıcında Mac OS X’de görülecektir. NextStep ve onun halefi OpenStep, x86 mimarisi ve o zaman PowerPC mimarisi üzerinde çalışıyordu.

Apple’a dönüş

1996 yılında Apple, NeXT’i 402 million $ karşılığında, Jobs’u kurduğu firmaya getirmek için satın aldı. 1997 yılında Apple’ın geçici CEO’su seçilerek ve dikkatli planlama sonucu, şirket içi bir darbe ile o zamanki CEO Gil Amelio gönderilmiştir.

NeXT’in satın alınmasıyla, NeXT’in bir sürü teknolojisi Apple ürünlerinden yer aldılar, bunlardan en belirgin olan örnek ise Mac OS X ile gelişmiş olan NeXTSTEP’dir. Jobs’un kumandanlığında Apple, iMac’i piyasaya sunmasıyla inanılmaz bir şekilde satışları artırdı. O zamandan beri gözalıcı tasarımları ve marka kuvvetlendirilmesi Apple’a yaradı.

Geçmiş yıllarda şirketi kendi alanından dışarıya çıktı. iPod taşınabilir müzik çalarının piyasaya sunulması, iTunes dijital müzik yazılımı, iTunes müzik dükkanı’nı açarak şirket kişisel elektronik ürünleri ve online müzik piyasalarına el attı.

Bir yandan yenilik için teşvik ederken, Jobs her zaman çalışanlarına “gerçek sanatçılar gönderir” real artists ship, gibi mesajlar iletir. Bununla da açıkça bir ürünün zamanında sunulmasının, yenilikçilik ve sıradışı tasarımlar kadar önemli olduğunu ima etmektedir.

Jobs, Apple’da yıllığına 1$’dan birkaç sene boyunca çalıştı, bu ona aynı zamanda Guiness Dünya Rekorları listesinde “En Düşük Maaşlı CEO” unvanını kazandırdı. Apple kazançları artığında ve firma eksiler yerine artılar bölgesinde gezinmeye başladığında, firma unvanından “geçiçi”‘yi kaldırdı. Resmi olarak Apple’da maaşı hala 1$ olarak devam etmektedir, tabi ki Apple firmasından bu arada hediyeler verildir, bunlara örnek vermek gerekirse: 1999 yılında 90 milyon $ değerinde bir Jet, ve sınırlı hisselerden yaklaşık 30 milyon $’lık bir pay.

Jobs’a her zaman mükemmel, ikna etme ve satıcılık kabiliyetlerinden saygı duyulmuştur.

Pixar

1986 yılında Jobs ve Edwin Catmull ortaklaşa, Emeryville, Kaliforniya’da animasyon stüdyosu olan Pixar’ı kurdular. Firma aslında Lucasfilm’in bilgisayar grafikleri bölümü üzerine kuruldu. Jobs Lucasfilm’den bu bölümü 10 milyon $’a (istenilen miktarın üçte-birine !) sahibi George Lucas’dan almıştır. Firma neredeyse 10 yıl sonra patlamalarını Oyuncak Hikayesi (Toy Story) ile yapmışlardır. Ondan beri 1998 yılında Bir Böceğin Yaşamı (A Bug’s Life), 1999′da Oyuncak Hikayesi 2 (Toy Story 2), Sevimli Canavarlar (Monsters, Inc.), 2003′de Kayıp Balık Nemo (Finding Nemo) ve 2004 yılında İnanılmaz Aile (The Incredibles) filmleri ödüllere layık görülmüştür dünya çapında. Bir sonrakı filmleri Cars, ABD’de 2006 yılının yaz ayına ilan edilmiştir.

Kayıp Balık Nemo ve İnanılmaz Aile, Akademi Ödüllerinde en iyi animasyon film dalında ödül kazanmıştır.

Özel hayatı

18 Mart 1991 günü Jobs, Laurene Powell ile evlendi, evliliklerinden üç çocuk sahibiler. Aynı zamanda evlilik dışı olan bir kızı var, adı da Lisa Jobs.

Jobs vejeteryan, fakat bazı kaynaklardan alınan haberlere göre zaman zaman balık da yiyor.

31 Temmuz 2004′de Jobs, pankreasında bulunan kanser tümörünü aldırtmak için ameliyata girdi. Jobs’da nadir bulunan bir pankreas kanserine rastlanmıştı, bilimsel adı “Islet Hücresi Neurodocrine Tümoru” olarak geçiyor. Jobs’da bulunan bu kanser tipinde kemoterapi veya radyasyon terapisine ihtiyaç duyulmamıştır. Yokluğu sırasında dünya satışları ve yönetimleri departmanının başkanı Tim Cook, Apple’ı yönetti.

Internet pornografisi, bedava

Filed under: Uncategorized — admin @ 8:11 pm

Internet pornografisi, Internet aracılığıyla (özellikle web siteleri, dosya paylaşım programları, forumlar) dağıtılan pornografidir. Pornografi 1980`lerden beri Internet üzerinde yer almaktadır, fakat asıl patlamasını 1991`de World Wide Web`in ortaya çıkışı ve Internet`in genel kullanıma açılmasıyla birlikte yapmıştır.

DVD ve Videolardan farklı olarak Internet sayesinde insanlar evlerinden çıkmadan anonim (görece) ve güvenli bir biçimde pornoya ulaşır hale gelmişlerdir. Aynı zamanda sosyal veya yasal sebeplerden dolayı pornoya ulaşması mümkün olmayan insanlar da kolaylıkla pornoya erişebilir olmuştur. Bu durum sayesinde porno sektörü de kısa bir sürede oldukça büyük bir ivme kazanarak büyümüştür.

Geçmişi

1980`li yıllarda, Internet henüz yaygın bir fenomen haline gelmemişken, pornografi Internet üzerinden kısıtlı bir biçimde dağıtılıyordu. İlk dağıtım biçimi yetişkin dergilerinden bilgisayara aktarılan fotoğrafların Usenet gruplarına yollanmasıdır. Bu dağıtım biçimi bedavaydı (Internet için alınan para hariç) ve anonim olarak yapılabiliyordu. Bu anonimlik telif haklarını görmezden gelmeyi kolaylaştırıyordu. Daha sonra pornografi Bulletin board system aracılığıyla da dağıtılmaya başlandı, bu Internet üzerindeki bilinen ilk ticari yoldur.

World Wide Web`in bulunmasıyla pornografi oldukça büyük bir ivme kazandı. Bu sayede Web siteleri fotoğraflar, video klipler hatta canlı şovlar sunmaya başladı.

Bedava ve ticari siteler

Web`te, ticari pornografik siteler bedava sitelerden fazladır. Pornografik siteler, görece olarak fazla tıklanmakta, bu siteler de bu hizmeti çökmeden verebilmek için bir maddi yük altına girmektedir. Genellikle bedava siteler kısıtlı sayıda fotoğraf bulunduran reklam siteleridir.

Son yıllarda dosya paylaşım programlarının kullanımının artması, rapidshare gibi bedava yer veren sitelerin çoğalmasıyla Internet`te bedava pornografik film bulabilmek eskisine göre daha kolaylaşmıştır bu da birçok ticari sitenin kapanmasına yol açmıştır. Bu yöntemi kullanan kişi eğer bedava dağıtılmayan bir materyali kullanıyorsa bu materyalin ücretini ödenmediğinden aslında korsanlık yapmakta, suç işlemektedir. Fakat bu durum çok yaygın ve takibi zor olduğundan kişinin cezalandırılması oldukça ender görülür.

Görüntü dosyaları

Görüntü dosyaları, özellikle JPEG formatı, pornografinin dağıtılmasındaki en yaygın yoldur. Dergilerden bilgisayara taranabileceği gibi, dijital kamerayla çekilmişler de doğrudan bilgisayara atılarak dağıtılabilir.

Video dosyaları

MPEG, WMV ve QuickTime video formatları pornografik video kliplerin dağıtılmasında oldukça kullanılır. Daha yeni olarak DVD ve VCD imaj dosyaları da Internet`e koyulabilmekte böylece bütün bir filmi aynı biçimde indirmek mümkün olmaktadır. Birçok ticari pornografik sitede web cam aracılığıyla yayımladığı canlı şovları müşteriye ulaştırmaktadır.

Diğer formatlar

Diğer formatlar da metin ve ses dosyaları içerir. Kimi sitelerde erotik ve pornografik öyküler metin olarak yer almakta, kimi zamanda dinlenebilmektedir.

Yasal durumu

Internet uluslarası bir ağdır, fakat uluslarası bir pornografi yasası henüz yoktur, bu yüzden her ülke pornografiyle kendi imkanlarıyla farklı biçimde mücadele etmektedir. Genellikle dağıtılan pornografik materyal suç kapsamına (çocuk pornografisi gibi.. ) girmiyorsa yasal sayılmaktadır. Bu kural da kesin olmayıp çeşitli ülkelerin kanunlarına göre değişiklik göstermektedir. Bazı ülkeler, Internet servis sağlayıcılarına filtre koyarak pornografik sitelere girmeyi engellemektedir.

Pornografik siteler henüz içeriğini göstermeden ana sayfalarında kullanıcının 18 yaşın üstünde olup olmadığını sorar ve buna göre devam etmesini ister. Bu sadece yetişkinlerin pornografiye ulaşması, çocukların korunması için bir zorunluluk olsa da pratikte önemli bir sonuç doğurmamaktadır. Bazı internet tarayıcıları da filtreleme sistemiyle birlikte gelir, böylece yetişkinler çocukların pornografiye ulaşmasını engelleyebilir.

Çocuk pornografisi hemen hemen her ülkenin kabul ettiği bir suçtur ve çocuk pornografisiyle mücadele için sık sık uluslarası operasyonlar yapılır.

Dış bağlantılar

Not: Bütün dış bağlantılar İngilizce`dir ve ticari olmayan sitelere bağlanmaktadır.

  • ObscenityCrimes.org Organization devoted to opposing illegal obscenity and pornography through legal action
  • Straight Dope: How much of all Internet traffic is pornography?
  • The End of Obscenity A review of the legal history and status of Internet pornography
  • b8339dce85256bac005b4a2f?OpenDocument “Pornography on the Internet” From the United States National Academy of Sciences
  • The Art and Politics of Netporn Conference, Amsterdam, October 2005.

Age of Empires III, bedava

Filed under: Uncategorized — admin @ 1:30 pm

Age of Empires III (AOE III), Microsoft Oyunları’nın ünlü Age of Empires (İmparatorluklar Çağı) Serisi’nin üçüncüsüdür. Gerçek zamanlı izlem türündedir. Oyun Avrupa devletlerinin Amerika kıtasındaki sömürleşmesini konu almaktadır. Amerika’daki sömürgecilik hareketine katılmayan ama katılma gücünün olması ile eklenen Osmanlı ve Rusya da seçilebilir uygarlıklardan.

Campaign (Sefer)

Bu kısım oyunun ilerlemeli olan bölümü. Hikayesi olan ve tek tek bölüm atladığımız campaign bölümü asıl oynanması gereken kısım. Hikayeye kısaca değinmek gerekirse, Osmanlılar tarafından istila edilen Malta’nın karşı koyma çabaları ve akabinde gelişenler. Aslında ilk bölümlerde Türk bayrağı olan yerleri yıkmak bizi üzsede daha sonraki bölümlerde osmanlılarla omuz omuza dövüşeceğiz.

Saved Games (Kaydedilen Oyunlar)

Buradan önceden oynadığımız ve kayıt ettiğimiz oyuna devam edebiliyoruz.

Skirmish (Çarpışma)

Bu kısımda ise kendimize rakip seçip ayarlarını yaptıktan sonra kendi ülkemizide seçip oyuna başlıyoruz. Genellikle alıştırma yapmak için kullanılan bir bölüm.

Custom Senario (Senaryo Tasarla)

Burada her şey size kalıyor. Kendi beceriniz ile yarattığınız haritanız aracılığı ile savaş yapıyorsunuz. Dağ, ırmak, ağaç gibi yerleri kendimiz editör yardımı ile yaptıktan sonra gönül rahatlığıyla savaşıyoruz. Aslında hayal becerisi yüksek olanlar için oldukça güzel bir mod. Çünkü kendi kendine düşünen biri hayalindeki resmi oraya aktarabilir ve orada kendine göre savaş yaptırabilir..

Öykü

Osmanlıların saldırısı altında olan Malta lideri Osmanlılara karşı atağa geçiyor ve binalarını yok etmeye çalışıyor. Fakat daha sonra anlaşılıyorki Osmanlılar onlar için tehdit oluşturmamakla birlikte onlarla kol kola yardım içerisinde savaşıyor. Oyunun başında osmanlı saldırısından korunmamız isteniyor ve biz bunu yapıyoruz. Bunu yaparkende fazla zorlandığımız söylenemez. Oyunun hikayesine daldığımızı hissediyor ve grafiklerine bakakalıyoruz. Grafikler oldukça güzel ve yapmacık bir görüntü sergilemiyor. Oldukça alımlı ve detaylı grafikler mevcut. Ayrıca Sistemi fazla yormayan özellikleri var. En yüksek kalitede oynarsanız daha güzel sonuçlar alırsınız. Fakat en düşük görüntü kalitesinde bile oldukça güzel ve kötü bir görüntü içermiyor.

Denetimler Önceki Oyunlarla Aynı

Oyunda klavye yardımı ile kontrol yine aynı. Tuşlarda değişme yok. Eski Aoe’ciler alıştığı gibi oyuna devam edebilirler. Kontroller oldukça rahat. Yeni başlayanlardansanız pek zorluk çekmeden kontrol tuşlarına alışabilirsiniz. Ayrıca Mouse yardımı ile kamera görüntüsünü yaklaştırıp uzaklaştırabilirsiniz

Oyunda deneyim puanı diye yeni bir eklenti yapılmış. Oldukça güzel bir sistem. Oyun Esnasında aldığınız her esirde ve kazandığınız her mücadelede deneyim puanınız artıyor ve buda size bir ölçü olabiliyor. Ayrıca oyunda gölgelendirmelerinde oldukça profesyonelce yapıldığını söylemeden edemeyeceğim. Bina gölgesinden insan gölgesine kadar oldukça detaylı yapılmış. Anlaşılan Oyunun yapımcıları bu oyun üzerine oldukça titremiş.

Uygarlıklar

Bayrak Uygarlık İkramiyesi(bonus)
Spanish (İspanya) Hızlı İkramiye Ulaşımı.
British (Birleşik Krallık) Yapıldığında Bedava Köylü Üreten “Manor House” Yapabilir.
French (Fransa) Daha Pahalı Ama Daha Kullanışlı Köylü olan Coureur de Bois üretebilir.
Portuguese (Portekiz) Advance(gelişme) çağında kent merkezi olabilen bir vagon.
Dutch (Hollanda) Altın Üreten Banka İnşa Eder, köylüler Sadece Altın ile üretilir.
Russians (Rusya) Üretilenler ekip olarak alınır. Ateş edebilen kışla yapabilir.

Birimler

Daha Ucuzdur.

Germans (Almanya) Ücretsiz Uhlan askerleri.
Ottomans (Osmanlılar) Köylüler ücretsizdir ve düzenli olarak üretilirler.

Sakarya (il), bedava siteler

Filed under: Uncategorized — admin @ 7:21 am

| Bu madde Sakarya il sınırları içindeki tüm bölgeyi kapsamaktadır. Şehir merkezi için Adapazarı sayfasına gidiniz.

Marmara Bölgesi’nde yer alan bir ildir. Merkez ilçesi Adapazarı’dır.Ayrıca bu ilimizin patatesi, kabağı ,ıslama köftesi ,çoğu ildeki merkezi caddeleri kıskandıran çark caddesi ve tatangaları meşhurdur.

Kamuya Ait Sanayi Tesisleri

Özel Sektöre Ait Sanayi Tesisleri

  • Başak Traktör Fabrikası
  • Toyota otomobil Fabrikası
  • Otoyol Sanayi A. Ş.
  • Otokar - Fruehauf
  • Good-Year Lastik Fabrikası
  • Pilsa
  • Yazakisa
  • Noksel
  • Toprak İlaç
  • Kılıç elektrik A.Ş
  • Panoteks tekstil sanayii
  • Ak Gıda Pamukova

İlçeler

Merkez , Adapazarı
Akyazı
Ferizli
Geyve
Hendek
Karapürçek
Karasu
Kaynarca
Kocaali
Pamukova
Sapanca
Söğütlü
Taraklı

Sakarya Kaleleri

Sakarya diğer bölgelerde olduğu gibi bir çok kaleye sahiptir.

  1. Sidera Kalesi
  2. Kurtköy Kalesi
  3. Asar Kalesi
  4. Kız Kalesi
  5. Kadife Kale
  6. Eğridere Derbendi Kalesi
  7. Geyve Kalesi
  8. Mekece-Akhisar ve Çevresi Kalesi
  9. Taraklı Kalesi
  10. Karaçepiş Kalesi
  11. Tersiye Kalesi
  12. Beşköprü Burgazı
  13. Harmantepe Kalesi
  14. Seyifler Kalesi
  15. Karadeniz Kıyısı Kaleleri

Sakaryalı Ünlüler

Futbolcu Hakan Şükür

Sakaryalı Müzisyenler

Udi Emre Hırand, Bestekar-Ses Sanatçısı Ziya Taşkent (1932, Adapazarı - 1999, Yalova), Lamia Taşkent, Zeki Gündüz, Coşkun Erdem, Esin Engin, Ayşegül Aldinç, Mustafa Topaloğlu, Erkan Mutlu, Kaya Kayabaşı, İhsan Kayral, Ethem Acar, Erol Güdüloğlu, Ali Fuat Yılmazoğlu gibi sanatçılar, Sakarya’da doğup büyüyen ve ülke genelinde tanınmış müzik adamlarıdır.

July 29, 2008

EVE Online, bedava

Filed under: Uncategorized — admin @ 8:11 pm

EVE-Online konusu bilimkurgu olan ve dünyada bir çok oyuncu tarafında oynanan devasa bir online oyunudur (MMOG). Oyuncular oyuna bir uzay pilotu olarak başlarlar ve çeşit çeşit uzay gemileriyle EVE galaksisinde dolaşırlar. Oyun İzlandalı bir şirket olan CCP Games tarafından geliştirildi ve Aralık 2003 yılında da Simon & Schuster Interactive tarafından piyasaya sürüldü.


Hikayesi

Oyunun hikayesi günümüzden cok da uzak olmayan bir gelecekte Dünya’da başlar. Dünya’nın kaynakları artık tükenmeye yüz tutmuştur ve insanların tek çaresi yeni gezegenlere yerleşmektir. Bu ihtiyaca cevap olarak en büyük buluş sayılan Stargate ler ortaya çıkmıştır. İnanılmaz mesafeleri çok kısa sürelerde almayı sağlayan bu cihazlar insan ırkının Samanyolu’na hızla yayılmasını sağlamıstır. Ne varki bir sure sonra Stargate lerin onları götürebileceği son yerlere ulaşılmıs ve insanlar arasında yüzyıllar sürecek amansız savaşlar başlamıstır.

Keşfedilen doğal bir solucan deliği olan EVE in(doğal bir stargate) keşfi herşeyi değismiştir. Bu yeni kapı insanları evrenin hiç bilinmeyen bir kısmına New Eden’e atar. Milyonlar sınırsız kaynağın olduğu bu uçsuz bucaksız yere akın eder. Ancak doğa acımasız yüzünü bir kez daha gösterir ve solucan deliği aniden kapanır. EVE kapısının gerisindeki kurulmakta olan gezegenler birçok insanın mezarı olur, ayakta kalabilen sayılı gezegenden hayat sıfırdan başlar. Zamanla EVE kapısının diğer tarafı bir mite sonrada bir efsaneye dönüşür.

Unutulmuş olan Stargate teknolojisininin tekrar bulunması bu yeni evrenin 5 Irk tarafından paylaşıldığını gösterir bunlar Amarr İmaratorluğu, Gallente Federasyonu, Minmatar Cumhuriyeti, Caldari Devleti ve Jovian İmparatorluğudur. Çok geçmeden bu 4 Irk 2 dev savaş ile birbirine düşer artık kaybedilecek birşey kalmayıncaya kadar savasırlar, bu noktadan sonra evrensel bir barış anlaşması imzalanır….

Oyuncular karakterlerini yaratırken bu 5 ırktan 4’ünü seçebilmektedirler Joveler gm dir. Her ne kadar 5. ırk olan Jove oynanabilir olmasa da CCP ileriki zamanlarda bu ırkı oyuna dahil edeceğini söylemiştir.


Irklar

Amarr ırkı Birleşmiş Katolik kilisesinden geriye kalan ve kendilerine İnançlılar diyen bir topluluktur. Amarr ırkı ışıktan hızlı yolculuğu keşfetmiş ve bu yeni teknolojisi sayesinde genişleyene bir imparatorluk kurup, özellikle Minmatar ırkını köleleştirmişlerdir. Amarr’ın bu genişleyene politakasının temelinde ise galaksiye kendi düzenlerini ve sistemlerini getirme düşüncesi yer alıyordu. Yalnız bu durum Amarr İmparatorluğunun Gallante ve özellikle Jove ile karşı karşıya gelmesiyle son bulur. Özellkile koskoca İmparatorluk donanmasının, sadece ama sadece tek bir Jovian mothership (Ana Gemi) tarafından yok edilmesinden sonra imparatorluk ağır bir darbe alır ve bunu fırsat bilen Minmatar efendilerine karşı ayaklanarak, kendi cumhuriyetlerine kurarlar. Minmatar ırkını genel olarak açıklamak gerekirse, Eve evreninin “ezilmiş” ya da varoş topluluğu olarak tanımlayabiliriz. Ayrıca en az güneş sistemine sahiptirler ve hala büyük bir çoğunluğu ya Amarr’da köledir ya Gallante’de mülteci olarak yaşamaktadır.

Gallante ve Caldari ırklarının anayurtları aynı yıldız sistemidir. Gallante ırkı köken olarak Tau Ceti sistemindeki Fransız kolonistlerdir. Tau Ceti daha sonra Caldari Prime oldu ve büyük bir uluslar arası şirket tarafından gezegenin doğal yapısı değiştirilmeye başlandı. Ama solucan deliğinin çökmesiyle bu işlem yarım kaldı ve Caldari Prime yaşanamaz bir yer olarak kaldı bunun sonucunda da daha gelişmiş bir toplumun ortaya çıkması gecikti. Gallante ırkı ise bu sırada daha yaşanabilir bir yerde gelimeye devam etti ve Eve evrenindeki ilk demokratik cumhuriyeti kurdular.

Jovian ise diğer ırklar gibi bir insan kolonisiydi. Solucan deliğinin çökmesinden sonra Jovianlar gelişmiş teknolojileri sayesinde hemen toparlanabildiler ve neredeys kayıpsız olarak bu kötü dönemi atlatmayı başardılar. Diğer ırklar daha kendilerini toparlama aşamasındayken, onlar uzayın derinliklerine seyahat ediyor, yeni sistemler, kaynaklar ve teknolojiler geliştiriyorlardı. Zaten koskoca Amarr İmaparatorluk donanmasının sadece bir ane Jovian mothership tarafından yok edilmesi de ne kadar gelişmiş olduklarının bir göstergesiydi. Daha sonra genetik alanına yoğunlaştılar, çünkü hem uzaydaki hayata daha uyumlu olmayı hem de uzun yıldızlararası yolculuklara dayanıklı bir yapıya ulaşmak istiyorlardı. Yalnız daha sonradan Jovian Hastalığı dene bir virüsten dolayı genetikleri değiştirilmiş ve neredeyse genetiksel olarak birbirinin aynısı olmuş Jovian halkının çok büyük bir çoğunluğu öldü geri kalanları da galaksinin dört bir yanına dağılıp görünürden kayboldular. Jovian ırkı hakkında her ne kadar az bilgi olsa da, Caldari ırkına P.O.D. teknolojisini verdikleri bilimektedir.


Oynanış

EVE Online “Tranquility” adından büyük bir süper-bilgisayar üzerinden çalıştırılmaktadır ve Tranquility’nin oyun dünyasının en güçlü bilgisayarı olduğu ileri sürülmektedir. Bunun dışında 2 tane de test server’I bulunmaktadır. Server günlük olarak belirli bir zamanda bir saatliğine kapanır, böylece gerekli hatalar ayıklanarak ve düzenlemeler yapılarak server’a yüklenen yük azaltılır.


Detaylar

EVE Online World of Warcraft, Guild Wars veya Everquest II gibi devasa oyunlarından olduça farklıdır çünkü oyuncu oynadıkça değil “learning skills” adındaki becerilerini “train” çalıştırdıkça deneyim kazanır bu da oyunun devamlı oynanmasını engeller, fazladan oynamak oyuncuya daha fazla deneyim puanı kazandırmaz, sadece daha fazla para sağlar. Her becerinin 5 tane level’ı vardır, ve bu levellara ulaşmak artan bir zaman şeklinde (örneğin level1’e geçmek 13 dakika, level2’ye geçmek 45 dakika, level3’e 2-3 saat, level4 4-5 gün, level5’e ulaşmak da 12-16 gün sürebilir) gerçekleşir.

Beceriler de belli gruplar altında toplanmıştır ve bu grupları etkileyen 5 faktör vardır, bunlar; “Intelligence”, “Perception”, “Charisma”, “Willpower” ve “Memory”. Bu faktörler geliştikçe bağlı oldukları becerilerin öğrenme zamanı azalmaktadır. Aynı şekilde bu faktörleri arttıran da beceriler ve aletler vardır.

Her oyuncu temel bir kaç beceri (skill) ile oyuna başlar (bu beceriler, karakter seçilirken oyuncunun isteği doğrultusunda belirlenir) ve yeni beceri kitapları satın alınarak, karakter gelişimi sağlanır.


Beceri Çalıştırma Zamanı

Becerilerin çalıştırılması, oyuncu bağlı olsa da olmasa da devam eder. Becerilerin gelişmesi için gerekli zamanı kısaltan “ Learning” (öğrenme) becerisi vardır. Bu beceri geliştirilerek, diğer becerilerin daha kısa sürede gelişmesi sağlanmış olur. Bununla beraber, çok sayıda becri bulunduğu için tüm beceri alanlarında gelişme sağlanması imkansızdır. Bu yüzden oyunda çoğu oyuncu, gelişmek istediği bir alana yoğunlaşır ve o alanla ilgili becerileri çalıştırırlar.

Ekonomi

EVE Online’da sadece bir tane para birimi vardır, o da ISK’dir (Inter Stellar Kredit), bu para birimi aynı zamanda İzlanda’nın da milli parasıdır. Oyuncular kendi aralarında her türlü malı veya ürünü değiş tokuş edebilir ya da oyunun çok gelişmiş piyasasında ISK karşılığında satabilirler. Oyundaki ekonominin en büyük özelliği büyük bir bölümünün oyuncular tarafından idare ediliyor oluşudur. Bilgisayarın yönettiği karakterler sadece belli başlı ürünleri piyasaya sürerler.

Ürünlerin blauprintlerini (projelerini ellerinde tutan ve bu becerisi gelişmiş olan oyuncular, o ürünleri üretebilmektedirler de. Üretim konusunda herhangi bir sınır olmamakla beraber, oyundaki neredeyse tüm mallar oyuncular tarafından üretebilmektedir. Oyunun başka bir özelliği de ürünler yıldız sistemlerinden yıldız sistemlerine fiyat olarak değişiklik göstermektedir ve bu durumu etkileyen de kaynakların miktarı, arz-talep ve yeterli iş gücü gibi dinamikler etkili olmaktadır. Aynı şekilde oyundaki ekonomi sıkı bir şekilde oyundaki politik durumla da alakalıdır. Şirketlerin kurulması yada yıkılması da ekonomiyi etkileyene faktörler arasındadır.

Teknik olarak bakılırsa da EVE Online’daki ekonomi bir open economy’dir (açık ekonomi) yani yapımcıların (yada baştaki sistemin) piyasaya karışmadığı, piyasanın fiyatları ve dengeleri arz-talep ilişkisine göre ayarladığı ve belirlediği bir ekonomidir.

‘7 Haziran 2007 tarihinde CCP’nin son açıklamasına göre, şirket oyunun ekonomik kısmını daha da geliştirmek için bir ekonomist tuttuğunu açıklamıştır.

Oyunda gene oyuncular tarafında yönlendirilen ve ana piyasadaki gibi işlemeyen başaka bir 2. piyasa vardır. Bu piyasaya “Contracts” (Kontratlar) denir. Bu sistem oyunculara arasındaki her türlü ürünün farklı metotlar kullanılarak alışveriş edilmesini olanak sağlar.

Savaşlar

EVE Online’da savaşlar, hem stratejik hem de “Point-and-click” (İşaretle ve tıkla) arayüzünü kullanan bir karar verme şeklinde gerçekleşir. Her ırkın farklı bir savaş taktiği olduğu gibi, savaşlarda asıl başarı oyuncunun savaş becerilerindeki üstünlüğüne ve gemisini iyi kullanmasına bağlıdır. EVE’in kullandığı savaş sistemi her boyuttaki savaş gemisinin savaşta etkili bir biçimde kullanılmasına olanak sağlamaktadır. Büyük savaş gemilerinin silahları genelde gene kendi boyutlarındaki gemilere en çok zararı verecek şekildedir. Bu sayede büyük gemiler kendilerin daha küçük gemilere istenilen zararı veremez, bu yüzden savaşlarda gemilerin stratejik düzeni (kaç tane, hangi türden olacak gibi ) hayati önem taşımaktadır. Aynı şekilde küçük gemiler büyük gemilere tek başlarına fazla zarar verememektedir ama sayıca fazla oldukları zaman oldukça etkili olabilmektedirler.

Oyundaki açık Oyuncu-karşı-Oyuncu (PvP) sistemi ve gemilerin kargo bölmelerinin lması, korsanlığın ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Çok çeşitli korsanlık taktikleri olsa da en yaygını kalabalık gruplar halinde kargo gemilerine saldırmaktır. Bunun yaygınlaşmasını önlemek için de oyunda CONCORD adında polis grubu oluşturulmuştur. Herhangi bir grupla düşmanlığı olmayan nötr oyunculara saldıranlar, etiketlenir ve güvenlik sistemi 1.0 üzerinden 0,5 ile 1.0 arasında olan sistemlerde, CONCORD tarafından saldırıya uğrarlar. Aynı zamanda oyuncular kendilerini öldüren oyuncuların başına ödül koyabilir ve yakalanmaları durumunda onlara bu ödül verilir.

Oyunda zengin kaynakların, düşük güvenlikli bölgelerde yoğunlaşmış olması, büyük şirketlerin doğmasına sebep olmuştur. Çoğunlukla Oyuncu bazlı şirketler vardır ve bu şirketler de kendi aralarında “Alliance” adlı ittifaklar kurmuşlardır. Başka bir şey de şirketlerin P.O.S. (Player-Operated Starbases) adı verilen Uzay İstasyonları kurabilmeleridir. Bu sayede oyuncular istedikleri uzay sistemlerinde üsler kurabilmektedirler ve bu üsler yardımıyla gerek uzay gemisi üretebilir gerek de maden işleyebilirler.,

Ölüm

Eğer bilgisayarın yönettiği bir gemi patlarsa, arkasında “wreck” adı verilen bir hurda yığını bırakır. Geminin kargosunda bulunan tüm mallar o wreckin içinde bulunur ve başka bir gemi tarafından alınabilir. Bazı özel modülleri kullanarak da bu hurdalardan işlenebilir metal parçalar v.b. gibi diğer maddeler çıkartılıp markette satılabilir.

Eğer bir oyuncunun gemisi patlarsa, oyuncu hayat kurtarıcı bir pod ile dışarıya atılır. Bu kurtarma gemisi çok küçük olmakla beraber aynı zamanda çok da hızlıdır ve bu sayede hemen tehlikeli ortamdan uzaklaşabilir. Tabiiki bu pod da atlatılabilir. Böyle bir durumda, oyuncu klonu hangi istasyondaysa orda tekrar oyuna döner ama sahip ölmeden önce sahip olduğu bazı özellikleri (implement) kaybederek.
Bunların dışında eğer bir gemi sigorta yaptırmış ise, patladığında oyuncuya sigorta bedeli kadar para ödenir ve oyuncuya yeni bir gemi verilir ama bu gemi çok da güçlü değildir.

Fiyatı

Şu an için (2007 yılında) EVE’in aylık oynama bedeli 14,95 dolardır. Bu ücret kredi kartıyla internetten ödenebildiği gibi, sanal kart veya havale ile de ödenebilmektedir. Ayrıca EVE Online yeni başlayanlar içinde 14 günlük bir deneme süresi verebilmektedir. Bu şekilde bağlanabilmek için oyunun resmi internet adresine girip bazı bilgileri doldurmak yeterlidir. Bunun dışında oyunun kendisine bir para da ödenmek zorunda değildir. Oyunun kendisi yaklaşık 700mb olup, gene resmi internet adresinden bedava indirilebilir.

Oynayanlar

EVE Online’ı şu an oynayan yaklaşık 172,250 kayıtlı oyuncu vardır ve bunların dışında da yaklaşık 31.330 kayıtlı deneme sürümünü oynayanlar vardır. Oynayanların %95’i erkek %5’i bayandır. Ortalamam yaş 27 olup haftalık ortalama 17 saat, günde 2,5 saat oynanmaktadır. 14 Ocak 2007 tarihinde ise aynı anda 34.420 oyuncu bağlanarak yeni bir rekora imza atılmıştır.

Resmi İnternet Siteleri

  • Resmi EVE Online sitesi - English
  • CCP Games - Developer of EVE Online

Fan Sites

  • EveTurk: Eve-Online Türkiye
  • EVE-Online Community Page: List of English and non-English community sites
  • [http://corpfree.forumup.com Türkçe kaynak site

Ceride-i Havadis, bedava

Filed under: Uncategorized — admin @ 6:41 am

Ceride-i Havadis, Türk basın tarihinin ilk özel Türkçe gazetesi olarak kabul edilir. Ancak devletten yardım alması bu gazeteye yarı resmi bir yapı doğurmuştur. William Churchill adında bir İngiliz tarafından 1840 yılında çıkarılmaya başlanmıştır. Sadece haber içerikli olan gazete ilk yayınlandığı günlerde hiç ilgi görmemiş, ilk üç sayı bedava dağıtılmıştır. Gazete haftalık olarak çıkarılmaya başlanmış ardından on günde bir çıkarılması kararlaştırılmıştır. Ardından William Churchill siyasi nüfuz kullanarak devletten ayda 2500 kuruşluk yardım almayı başarmıştır.Gazetede , dış ülkelerden muhabirleri vasıtasıyla dış haberlere yer verilmiştir. Bu özelliği nedeniyle gazete seçkin zümre tarafından takip edilmiştir. Gazeteye İskenderiye’den haber gönderen bir muhabir Türk basın tarihinin ilk muhabiri sayılmaktadır. Gazetenin diğer bir özelliği ilanlara yer vermesidir. İlk ölüm ilanları bu gazetede yer almıştır. 1854 Kırım Savaşına, gazete savaş muhabirlerini göndermiştir. Gazete 1864 yılında 1212 sayıyı geride bırakarak kapanmıştır.

Drupal, bedava

Filed under: Uncategorized — admin @ 4:21 am

Drupal ücretsiz ve açık kaynaklı modüler, içerik yönetim omurgası, içerik yönetim sistemi, web uygulama omurgası ve blog motorudur. 2000′li yılların ortalarında Drupal esneklik, genişleyebilirlik, yönetim kolaylığı ve aktif bir topluluğun desteği ile popülerlik kazanmıştır.

Drupal PHP programlama dili ile yazılmıştır. Bununla birlikte Drupal tabanlı bir web sitesinin kurulumu, geliştirilmesi ve bakım genellikle PHP programlama becerisi gerektirmemektedir.

Drupal Unix, Linux, BSD, Solaris, Windows, ve Mac OS X gibi işletim sistemleri dâhil birçok işletim sisteminde çalışabilmektedir. Apache veya IIS Web sunucusu ve MySQL, PostgreSQL gibi bir veritabanı paketine ihtiyaç duyar.

26 Temmuz 2007 itibârî ile Drupal’in güncel sürüm 5.2′dir.

Drupal tabanlı Büyük siteler

Drupal, The Onion, Ain’t It Cool News, Spread Firefox, Ourmedia, KernelTrap, NewsBusters ve Defective by Design gibi birçok yüksek trafiğe sâhip web siteleri tarafından kullanılmaktadır

Drupal’in çekirdek dağıtımı binlerce yazılım geliştiricileri tarafından yapılmıştır ve katılımcı olarak Sony gibi tüzel şahıslarda Drupal’in geliştirilmesinde katkıda bulunmuş ve bu katkı Drupal topluluguna geri dönmüştür.

Târihçe

İlk olarak Dries Buytaert tarafından bulletin board system olarak geleştirilmiştir ve Drupal 2001 yılında açık kaynak projesi olmuştur. Drupal is an English transliteration of the Dutch word “druppel,” which means “drop” (as in “a water droplet”). The name was taken from the now defunct Drop.org website, whose code slowly evolved into Drupal. Dries wanted to call the site “dorp” (Dutch for “village”, referring to its community aspects), but made a typo when checking the domain name and thought it sounded better.http://drupal.org/node/769

İçerik Yönetim Sistemi

Drupal’in basit bir katmanı vardır veya “çekirdeği”(core). Bu katman Drupal’in temel özelliklerini oluşturmakla beraber ayrıca eklenebilir modül programlamayıda sağlar.(Drupal’in çekirdek özellikleri online “Drupal Handbook” başlığında http://drupal.org/handbook/modules adresinde açıklanmaktadır.

Drupal’in çekirdeğine dâhil edilmiş olan modüller kullarıcıların içerik ekleme, gözden geçirme ve içeriği sınıflandırma, arama yönetimi, yorum ekleme, forumlara katılma, anketlerde oy vermek ve HTML bilgisine gerek duymadan ortak proje yazılımlarında çalışmaya olanak sağlar. Ayrıca çekirdek modüller kullanıcıların kişisel bilgilerin girebilecekleri, görüntülüyebileceği ve birbirleri ile veya sitenin yöneticileri ile iletişim kurabilmelerinede olanak sağlar.

Drupal’in sürüm yönetim sistemi, ki buda Drupal’in çekirdek bir özelliğidir, güncellenmiş içeriği, kimin güncellediğini, neyin güncellendiğini, hangi târih ve saatte güncellemenin yapıldığını ilh. izler ve kayıt altına alır. Sistem kullanıcıların yaptıklarını güncellemeli daha önceki bir sürüme geri alabilecekleri loglama yapısı sunar.

Drupal’in içine gömülmüş olan çekirdek modüller ile site yöneticileri sitenin görünüşünü özel yapılmış temalar ile değiştirebilir, menü yepılarını değiştirebilir ve kullanıcıların kendi dillerinde siteyi sunabilirler. Drupal’in çekirdeği yöneticilere ayrıca başka sitelere RSS yayını yapmayı ve başka sitelerden RSS yayını almasını sağlar.

Diğer çekirdek modüller kullanıcı kayıdını ve yöneticilerin kullanıcılara kullanıcı rollerini tanımlamalarını, kullanıcılara sitedeki bazı özellikleri kullanabilmeleri için hak tanımlamayı sağlar. Yöneticiler ayrıca ulaşım kurallarını tanımları ile bilerli kullanıcı isim, e-posta adresi ve IP adreslerine göre siteye erişimlerini engelleyebilirler.

Drupal’in çekirdeği ayrıca “Temiz URL” (URL alias) özelliği ile Drupal’in kullanıcı dostu, kolay hatırların URL’ler otomtik veya yöneticisinin kontrolünde oluşturulmasını sağlar. Örneğin “www.benimsitem.com/?q=node/432″ yerine than “www.benimsitem.com/urunler” şeklinde bir URL oluşturulabilinir.

Çekirdek modüller ayrıca istatistik ve site yöneticilerin siteyi yoğun trafikte performansını iyileştirmek için önbellekleme (caching) ve (throttling) raporlarını almalarını sağlar.

Yöneticiler birçok filitre ve içerik tipi oluşturabilir ve uygulayabilirler.

Kullanıcılar ve yöneticiler bahsi geçen çekirdek özellikleri PHP veya HTML bilgisine gerek duymadan kullanabilirler.

Modüller

Drupal’in modüler tasarımı, PHP bilgise hâiz insanların modüller yazarak ilave özellikler üretebilirler. Drupal websitesi, Drupal kullanıcıları tarafından yazılmış yüzlerce bedava modül sunmaktadır.

e-ticaret sistemleri, iş akış özellikler, fotoğraf galerileri, organik gruplar, Google maps, Amazon ItemsAmazon Items, e-posta listesi yönetimi ve CVS ile entegrasyon.

Modüllerin fonksiyonların Drupal’e eklenebilmesi için Drupal, çekirdek ve modülleri “hooks” veya callbacks denen bir sistem ile entegre eder. Drupal çekirdeği SQL injection gibi genel güvenlik problemlerine karşıda güvenlik sağlar.

Temalar

Drupal için yazılan temalar genelde PHPTemplate motoru”PHPTemplate theme engine”, Drupal.org. veya XTemplate motoru”XTemplate theme engine”, Drupal.org. ile yazılır. Daha önceki şablonlar PHP’nin içine doğrudan kodlanmakta idi.

Drupal’in daha önceki sürümlerinin tema sistemi Mambo ve Plone ürünlerine göre çok daha karmaşık ve tasarım tabanlı olmadığı için çok eleştirildi.”How does Drupal compare to Mambo?” discussion thread, Drupal.org.. Sonuç olarak PHPTemplate ve XTemplate motorları bu sorunu çözmek için kullanıldı.

Eleştiri

Drupal’in kurulumu (ve modülleri) bir veritabanına ulaşımı, yüksek seviye hakları ve
SELECT, INSERT, UPDATE, DELETE, CREATE, DROP, INDEX, ALTER ve LOCK TABLES gibi SQL komutlarını işletimini gerektirmektedir.

Her nekadar bu gereksimler olsada bazı servis barındırıcıları bu özellikleri müşterilerine vermezler.

Diğer içerik yönetim sistemleri gibi kurulum için gereken veritabanı, komut satırından[1] veya phpMyAdmin/PhpPgAdmin araçlarından oluşturulur. Bununla birlikte Sürüm 5.0 ile beraber Drupal kurulmakta ve veritabanı nerede ise tamamen web tabanlı arabirimden yapılmaktadır.

Drupal has been considered by someAlister Lewis-Bowen et al., “Using open source software to design, develop, and deploy a collaborative Web site,” IBM, July 11, 2006. to have a somewhat steeper learning curve and a slightly more difficult installation procedure compared to some simple CMS programs or basic blogging tools such as WordPress. Drupal 5.0, released January 15, 2007, is packaged with a web-based installer to partly answer these criticisms and Drupal 6.0, which may be released in September, goes even further.Drupal 5.0 Feature List January 15, 2007. Accessed January 15, 2007. Another useful reference is the Drupal Cookbook (for New Drupallers).

Bant genişliği, bedava siteler

Filed under: Uncategorized — admin @ 12:12 am

Bant genişliği, iletişim kanalının kapasitesini belirler; bant genişliği ne kadar büyükse, belli bir süre içinde aktarılabilecek verinin hacmi de o kadar büyük olur.

Bant genişliği temelde salt teknik bir konu değildir; iletişim altyapısının niteliğini belirler, dolayısıyla politik ve ekonomik önem de taşır. İnternetin yaygınlaşmasıyla küçük çaplı devletlerin yayıncıların problemlerinden bir tanesi haline gelmektedir.

İnternette bant genişliği

İnternetin en büyük sorunlarından biridir. Özellikle büyük siteler büyük bant genişliği kullanırlar. Bu bant genişliğini verimli kullanabilmek ve belli trafik türlerine öncelik verebilmek için geliştirilmiş teknolojiler mevcuttur (QuOS).

July 28, 2008

Hancılı, Kalecik, bedava

Filed under: Uncategorized — admin @ 10:52 pm

Hancılı, Ankara ilinin Kalecik ilçesine bağlı bir köydür.

Tarihi

Köyümüz devecilikle uğraşan bir köymüş.Köyün adı “han” dan gelmektedir. Han köküne -cı eklenmiş böylece han işi yapan, hanla uğraşan kişi oluşmuştur. Daha sonra ise han işi yapanların köyü anlamına gelen atlik eki -lı da eklenerek hancılı oluşmuştur. Hancılı söylenmesindeki zorluk nedeniyle c sertleşip ç olmuş ve söylenişe de uygun olarak HANÇILI adı ortaya çıkmıştır. “Hançılı” adının oluşumu da köyün devecilikle uğraştığının bir göstergesidir. Ayrıca şimdi rahmetli olan büyüklerimizin önemli bir bölümü de köyün deveci köyü olduğunu, binalarda mutlaka koca koca evlikler ve develikler bulunduğunu, taşıma ve nakliye işinin develerle yapıldığını anlatırlardı. Yine Maymadar özünden gelen ailelerin de develelerin ayağına çamur bulaştığından, sineğin çok olduğundan dolayı göç ettiklerini ve böylece şimdiki araziye yerleşiklerini biliyoruz. Aslında deveciklik çok önmeli bir türkmen geleneğidir. Türkmenler genellikle havadar yerlerde _yaylalada_, sinekten kaçarak, hayvancılıkla uğraşıp geçimlerini sağlamışlardır. İşte tüm bu kanıtlar köyün devecikle uğraşan bir köy olduğunu doğrulayan delillerdir.
Köyün kurucusu iki ailedir.
Bunlardan biri Orta Asya’ dan çıkıp Malatya üzerinden tahmini 1402 Ankara Savaşı sırasında Timur’ un askerleri olarak gelip daha sona Hançılı’ ya yerleşen ve öz Türkmen olan köyün en kalabalık sülalesi (tamini 100 hane) EMİRHÜSEYİNOĞULLARI, diğeri ise Samsun üzerinden geldiği sanılan ABDULLAHKAHYAOĞULLARI’(bunlar kim? -Kımışlar-) dır.
Her iki aileye daha sonra Maymadar özünden gelerek yerleşen Kel Bırralar, Memişler ve Çakallar (Maymadara Eskişehir Yeşilyurt köyünden geldikleri söylenir) , Bucular, Pıralar eklenmiştir. Encikler ile birlikte Atterlerin(?) Çayobadan geldikleri sanılmaktadır.
Zamanında köyümüz halkından önemli bir genç Çanakkale Savaşına katılmış ve önemli sayıda şehit vermiştir. Kel aga (Hüseyin TÜRKMEN) 1. Dünya Savaşına katılmış uzun süre Rusya’ da esir kalmıştır. Yine köyümüz halkından Bektaş ağa (Bucuların Bektaş _Doğan_ da 1. Dünya Savaşına katılmıştır. Köyümüz sakini Yusuf Çavuş (Yusuf Türkmen) ise Kore Savaşına ise katılan tek kişidir.

Kültür

Köyümüz ALEVİ, Bektaşi köyüdür. Alevi geleneğine göre Garip Musa ocağına bağlıdır. Yani köyün piri Garip Musa, mürşidi ise Hıdır Abdallardır. Bu anlamda köyde Garip Musa ocağına bağlı dedeler, Rehberler (Emirhüseyinoğuları), talipler oturmaktadır. Köyde her yıl cem yapılmaktadır.
Köyümüzde eskiden beri yerel düzeyde ve yergi türünde şiirler yazan, türküler söyleyen üstatlar(Molla Yusuf, Aşık Hüseyin, Aşık Arif, Seyit Tamer,yeni kuşak Mustafa Yıldırım, Ali Yıldırım,Ali İpekli, Leyla Akgül, Yusuf Akgül, Yusuf İpekli) varolagelmiştir (Bu durum Alevi-Bektaşi geleneğinin de bir anlamda gereğidir). Almanya’ da yaşamını sürdüren Haydar Avcı’ nın (pıraların ibrahim avcının büyük oğlu)halk bilimi ile ilgili araştırma ve incelemeleri mevcut olup bu inceleme ve araştırmalar bir kaç seri olarak kitaplaştırılmıştır. Haydar AVCI’nin yayinlarda kullandigi isim “Ali Haydar AVCI”dir. Bugüne dek bu adla 14 (on dört) kitabi yayinlanmistir. Son cikan kitaplarindan bazilari: “OSMANLI GiZLi TARiHiNDE PiR SULTAN ABDAL ve Bütün Deyisleri, nokta kitap yayini, Istanbul 2006, büyük boy 880 sayfa.; Zeybeklik ve Zeybekler Tarihi, E Yayinlari, Istanbul 2004, Atcali Kel Mehmet Isyani-Aydin Ihtilali-1829, E Yayinlari, Istanbul 2004, Bize de Banaz’da Pir Sultan Derler, Cumhuriyet Kitaplar Yayini, Istanbul 2004, 4 (Dört) Cilt “Halkbilimi Arastirmalari, E Yayinlari, Istanbul 2003-2004. Köroglu Ayaklanmasi, Ortadogu Yayini, Almanya. Zeybeklik ve Zeybekler - Bir Baskaldiri Geleneginin Toplumsal ve Kültürel Boyutlari, Anadolu Verlag, Almanya. Kalender Celebi Isyani, Allevi Akademisi Yayini, Almanya. Halkbilimi Konulari ve Arastirma Yöntemleri, Berhem Yayinlari, Ankara. v.s. Ayrica Ali Haydar AVCI’nin Türkiye ve Avrupa’da yayinlanan belli basli bilimsel dergi, yillik ve armaganlarda yüzü askin uzun arastirmasi yayinlanmistir. Bu calismalarla ilgili cesitli yazar, bilimadami ve arastirmacilar tarafindan yapilan degerlendirmeler internet sayfalarindan izlenebilir.
Bunun dışında Yusuf İPEKLİ’ nin şiirleri “Çığlığa Çağrı” adlı bir kitapta toplanmıştır. Yine Yusuf İPEKLİ’ nin eğitimle ilgili yazıları çeşitli meslek dergilerinde yer almıştır. Sosyal, siyasi, kültürel ve yaşamla ilgili diğer yazıları ise Kalecik Gazetesinde yer alan TAŞIN GEDİĞİ köşesinde haftalık yer almaktadır. Yine Hasan KURT Kalecik Gazetesinde haftalık siyasi ve sosyal içerikli yazılar yazmaktadır. Sabah gazetesinde ise her hafta Şehir Plancısı Erhan DEMİRDİZEN her perşembe yazılar yazmaktadır. Orijin Dersanesi sahibi Matematik Öğretmeni Haydar Ali İĞDELİ’ nin meslekle ilgili yazmış olduğu kitapları ve dergileri bulunmaktadır. Köyümüzde toyga aşı çok meşhurdur. Toyga aşı yayla çorbasının dene ile yapılmış olanıdır. Bunların dışında ayranlı aşımızda meşhurdur. Bulgur aşının yufka ekmeği üstüne dökülmesi ise yanında ayran ve kuzu (kuru soğan) olması halinde dillere destan damaklara ayrı bir tat olur.
Eskiden elbette Anadolu mozayğinde olduğu gibi bizim köyde de köy düğünleri neşeli ve eğleceliydi. Sağmen karşılamadan - kına gecesine, duvak açmadan - damat donatmaya kadar çok önemli ayrıntılar uygulanırdı. Koç koyurma başlı başına bir eğlenceydi. Bağ bozumu, ekin gavrama, düven sürme, tınaz savurma hele hele öküz gütme, yağmur duası daha başkaydı.
Sokularda dövülen, likte çekilen,sergide kurutulan bulgurun, da denenin de tatı da, yapımı da ayrı bir mutluluktu. Un öğütmek başlı başına bir uğraşıydı.
Köyümüzde inanışa da uygun olarak halaka biçiminde kadınlı erkekli oynanan çekilen karşılıklı türkü alma verme biçiminde oynanan calimen oyunu da her Hançılılının belleğinde ayrı bir yer tutar.
Hele hele CALİMENDE söylenen KABAK TÜRKÜSÜ yok mu…
Bizim köyde su kavgası olurdu sık sık. Sen sulayacaksın, ben sulayacağım tartışması hep sürdü gitti.
Hatta çok eskilerde (75 yaşındaki babam bile tanımıyor, sadece duyduğunu söylüyor) Eskişehir’ den bizim köye gelen birinin; “Ta ezelden su kavgası varıdı / Urganı alan Eldivan’ a yürüdü / Dura dura gara bağrım çürüdü / Bir gızını da alamadım Hançılı / Yıkıla da veran gala Hançılı” diyerek söylediği dörtlüğü hala dilden dile dolaşır durur.
Köyde bulunan soyadları; “Türkmen, Tamer, Avci, Tetik, Doğan, Demirdizen, Kılınç, Şahinoğlu, Erol, Kurt, Akal, Bektaş, İğdeli, Bağcıoğlu, İpekli, Kalkan, Akgül, Akgün, Yıldırım, Ünal,Kaya, Çakal, Bulut’ tur.
Köyde kullanılan lakaplardan abzıları; “geme, pati, karakelle, encik, kör seyit, çavuş, kımışlar, hannı, çöppe, aşık, titirek, kel, bucu, hotlamış, kavakali, topalali, kağnıcı, kuru, jenderme, gölük, barbar, çolak, eyye, molla, kazzık, katil, çini, malo, kara, maraşal, çönü, göbücük, ulaklı, böden, tomas, gacak…” tır.
Köyde sık kullanılan yöresel deyim, kavram ve sözcükler ise şunlardır: “çaylak: toy, acmi, çöne: çoban yardımcısı, cılga: keçi yolu, cuma ağşamı: perşembeyi cumaya bağlayan kutsal olduğuna inanılan akşam, cıba: yeni kırkılmış keçi, çörten:çoraklı damdan yağmur suyunu akıtan (boşaltan) ağaçtan oyulmuş oluk, maymıkı: ara sıra, marisem: sandığımızın dışında, pöslük: hayvan dışkısının atıldığı yer, fışkılık, çöbre: şırası alınmış üzüm posası, diş: rüya, kelaazzz: anlayasın ki manasında bir deyim, çıka: katıksız, sade, pinnik: ilkel şartlarda yapılmış, eğreti, küçük kümes, culu: hindi, çıngı: köz ateşin sağa sola ıçrayacak kadar küçük olanı, bıldır: geçen yıl, gaylı, galan: bundan böyle, bundan sonra, bibi: hala, emmi: amca, bayak: az önce, mayalı: bazlama, yuka: 1-yufka ekmek, 2- (da) yüzeyde, derinde değil, 3- dipsiz, eğreti, gayım: güçlü, kuvvetli, sağlam, bıyıl: bu yıl, helke: içine su konulan bakırdan yapılmış kap, cingil: helkeden küçük genellikle içine süt konulan, inek sağmada kullanılan, küçük helke, bakraç, bakır kap, hereni: bakırdan yapılmış, büyük kazan, alaf: alev, şıvgın: sert, rüzgar eşliğinde, şapır şapır yağ yağmur, ötağan: daha yakın zamanda, ziyarmak: mızımak, mızıkcılık yapmak, desleme: sezdirme, verme, haberi olmasın, ellaham: herhalde, sanırım, avurt: ağız içi, şişirilmiş ağız içi ve damağı, boyunduruk: kağnıyaöküz koşmak için kullanılan ağaçtan yapılmış ve öküzlerin boynuna takılan düzenek, zelve: boğunduruğa öküz bağlamak için boyundurua her öküz için iki tane olan, öküzün boynunun aralarında kaldığı, alt kısmının ise ipla bağlandığı düzenek, fışkı: hayvan pisliği, kürtün: kar yığını, eşek oturmalığı, çıkım: tarlada kavrama (orakla ekin biçme) yaparken, bağ bellerken kısa vadede bitirilmek üzerebelirlenen hedef,kavrama: orakla ekin biçme işi, garık: fasulye, domates, satatalık ekimi yapılan ve kolay sulanmak için çevrilen 1 m2, 1,5 m2 ik alan, gırıtmak: nazlı nazlı, işveli, cilveli duruş, arık: zayıf, börtme: haşlama, hilletli: hastalıklı, tök: kendini beğenmiş, somurtkan, çirk: kurumuş hayvan pisliği, cimbil: burundan akan sümük, hedik: yaş, kaynatılmış bulgur, büzzük: kabaca kadının cinsel organı, büzzüğünü …….. (Rahmetli Veli Abıcanın deyimiyle), kürük: yarık, çekik kulaklı, saçı toplanmış, dıbız: anüs, .öt, gümele: çalılarla bağ başlarına yapılmış gölgelik, bekleme yeri, toyga: deneyle pişirilmiş yayla çorbası, eccik: azıcık, çok az, çömek: saban, pulluk vb biriken çamur sıyırmak için kullanılan demir, gölbez: biryaşına değmemiş, yavru köpek, gölbek: içi su dolu çukur, köp: kağnın bir bölümü, mahassimemek: dikkate almamak, yağarnı: sırt, sölpük: solgun, perağanti: büyük, asil ağanın sürüsünün yanında üçer beşer katılan davar katma işi, katkıntı, kürnek: sıcakta davarın birbirnegirmesi, arkaç: davarın yattığı yer, ginarlık: evi giriş kısmı, soyka: sevmediği, başkası, evcek: hep birden toptan, cilliye: tamamen, ciddai: çok az, yağlık, köynek: iç çamaşırı, sümsük: o dağalden, habersiz, kendi kendin, sumsuk: yumruk, pürçüklü: havuç, gıfak: küçükbaş hayvanların kurumuş dışkısı, kömbe: çörek, gıhıç: çok küük, çağal: kisli toprak, enik: çok küçük köpe yavrusu, çil: ağacın yan kökü, hülep: usta, cılk: bayat yumurta, çıkla: sade, yavan, gerez: iyi, guynu: kötü, yaramaz, zahar: sanırım, sürküçlü: kirli, paspal, keşke: arzu etme, sıncıkma: ……, malamat: rezil, sablıcan: amansız dert, sunsurma: nazlanma, keyfeni: büyük organizelerde yemek pişiren, malak: kavrulmuş unun pekmez ile katılarak pşirilmesi, genne: zamanı geldi manasında deyim, tırıvıı: iş yok, desle: ver, gezinağzı: kötü, mırakkas: masus, kötü niyele,harik: tabanına basılan eskimiş ayakkabı, lastik, şivtik: göz çapağı, höbermek: aniden saldırganlaşmak, höykürmek: sesli sesli ağlamak, şörk: ağızan dudağa aşağı akan tükürük, süyüm: bir parça (iplik), mahaldak: kimsesiz, yapayalnız, şorkut: acayip, cımbıldamak: zenginlikten vb şımarmak, afra tafra yapmak, zonzon: arı, tüğmek: sessiz sakin uzaklaşmak, kaçmak, duşga: kabaca kadının cinsel organı, glbızlanmak: dolanmak, yıvga: heves, sinir, bozulma, goğdurmak: koşturmk, kösülmek: bir kıyıya pısmak, hapaz: avuç, gırna: yaman, döğüşçü, küsüç: çiğdem kazmak için kullanılan ucu sivri sopa, kerme: hayvan pisliğinin belirli düzenekle kurutulmasıyla elde edilen yakacak, yapma: hayvan pisliğinin duvara yapıştırılarak rasgele kurutulmasıyla eld edilen yakacak, okuntu: davetiye, mehessime: önem, değer verme, hrkil: buğday ambarı, evlik: byük oda, öğendere: öküzleri sürmek, uyarmak için kullanılan ucu sivri, iğneli uzun değnek, nodul: öğendere ucundaki sivri çivi, kişkirme: köpkleri birbirine takıştırma, gırfacan: ufltmak, kırıp geçirme, ötürmek: ishal olmak, ayakgıltı: yatağın ayak tarafı, ganılık: akıllı, yanaşan, galık: evde kalmış, başgıltı: yatağın baş tarafı, tuyamıya el yordamıyla, görüp düşünmeden, meccane: bedava, öndüç: ödünç, tavatır: mükemmel, ala,iyi, acer: yeni, ağnanmak: yatıp yuvlanmak, alengirli: akla mantığa gelmez biçimde, gülünççe, abap: giysi, biçala: belli belirsiz, cıncık: cam, çiğit: ufak, ham,eci: annaanne, elevay: beceriksiz, sası: ekşimtrak, tatsız, yılık: şaşı, avanak, çömçe: kepçe, evrağaç: saç üstünde yufka ekmek pişirmek(evirmek) için kullanılan ince, 1 m boyunda sopa, gıpti: cimri, oğrun: gizli, şarpı: eşarp, töhmelemek: fazla yemek yemeden dolayı perişan olmak, hastalanmak, yumuş: hizmet talep etmek, zahmarı: zemheri, zarta: yalan, yanlış, attanaşşa: aşağıya doğru, badak: bir yumurtası (testisi) olmayan teke, koç, boğa, erkek, cerge: damlarda ağaç ile çorak arasına dizilen ince, budaklı dal parçası, çepel: kirli, sözünün ehli olmayan, çerçi: at ile seyyar satıcılık yapan, abur cubur satan, çöğdürmek: işemek, ellik: eldiven, essah: sahiden, firek: kapıların yüzüne akılan kilit ve onun açacağı, galesör: römork, garipsemek: özlemek, guluç: kas tutulması, babal: vebal, ısmarıç: sipariş, ilayık: hak etti, mahana: bahane, mapis: tutuklu, hapiste, melefe: yorgn yüzü, mısmıl: temiz, mındar değil, öğülcümek: kusmaya çalışmak, öğsürmek: öksürmek, sıracalı: maraz, uğunmak: çok kötü olmak, çok üzülmek, için içi ağlamak, tevellit: doğum tarihi, kafa kağıdı: nüfus cüzdanı, tıngır: tenekeden yapılmış, içinde çamaşır yıkanılan, büyük tava, tosbağa: kaplumbağa…. ” Beddualar ise: “Baba yiyesice, geberesice, altı üstüne gelesice, gözü bakasıca, boynu altına gelesice, dili durasıca, südüklüğü durasıca, kefene gelesice, eli ayağı tutulasıca, cehenneme gidesice, zıkkım yiyesce, zıkkımın dibi, babanın dibi, gursağında galasıca, tökecimek: tökezlemek …” biçimindedir.
Köyde bulunan türbelere gelince; “Erduran dede türbesi: Eldivan olarak bilinir. Adağı çırağı olanlar, başı, gözü sadakasına buraya dört ayaklı kurban keserler. Ziyaret: Ziyarat denir. Yağmur duası için burya çıkılır. Genellikle Cebrail de denilen ik, ayaklı hayvanlar kurban edilir. Gelin türbesi, köye girişte harmanların sol üst kısmında bulunur. Eskiden gelinler buraya getirilir ve buranın etrafı dolaştırılırdı. Şimdi pek önemi kalmadı. Yahya Dede türbesi: Şabanözü Kutluşar köyü sınırları içinde yer alır. Aslen Şabanözü Mart köyünden olanRahmetli Yahya Dedenin mezarının da yer aldığı türbedir. Dört kurban kesilir. Ardıç: Buraya çok ağlayan çocukların ağlamasının keilmesi için Cebrail kurban edilirdi.”
Köyün batıl inanışları ise; “Akşamları dikiş dikmek (elektrik olmadığı için iğnenin ele batmasını önlemek için), akşamları aynaya bakmak gene elektrik olmaması nedeniyle, aynayabaşka gölgeler dşmesi ve bo yolla kişinin kendini çirkin ya da bet _kötü_ görmesi yüzünden), gece kaş altından veya aralıktan geçmek (karanlık nedeniyle ayak tökeçimesi sonucu düşme, karanlıktab korkmayı önlemek için), akşamları tırnak kesmek (derin kesip ayağın kanamasını, acımasını vb önlemek için), garanışmaya yakın kül dökmek (külün içinde olabilecek cıngı parçalarının gece, millet uykudayken tutuşması ve olası meydana gelecek yagınları önlemek için) , cuma akşamı kızların çeyiz yapması, köpek uluması (evden ölü çıkacağına inanlır), kara kedi besleme (uğursuzluk sayılır), baykuşun evlerde ötmesi (evin ileri geleninin, gıymatlısının öleceğine inanılır) eşiğe oturma (eşikte masumpeklerin yattığına olan inanç vardır, buraya oturmak onların mezarına oturma ile eş anlamlı olarak algılanması ve bu yolla köye dolu yağacağı, sel geleceği inanışı vardır ancak asl neden eşik herkesin gelip geçtiği yerdir. buradan kişiler sıcak su malzeme, yemek, odun… götürürler. bunları eşikten geçirilmei sırasında düşebilecek, dökülebilecek, devrilebilecek vs olması nedeniyle ortaya çıkabilecek kazaları önlemek içindir) , lohusalıkta 40 gün evde başka bir lohusanın bulunması, bu lohusanın evin önünden geçmesi” olarak sıralanbilir.

Coğrafya

Ankara iline 97 km, Kalecik ilçesine 46 km uzaklıktadır. Köyümüz Ankara’ nın son köyüdür. Doğusunda Çankırı Eldivan’ a bağlı Hisarcık köyü, batısında Ankara Kalecik’ e bağlı Demirtaş köyü, kuzeyinde Çankırı Şabanözü’ ne bağlı Mart Köyü, güneyinde Ankara Kalecik’ e bağlı Yurtyenice Köyü, güneybatısında Ankara Kalecik’ e bağlı Karatepe Köyü yer alır. Köyde baraj gölü yoktur. Sevranlıda yer alan iki birikiniti, harmanlardaki hacca bibinin gölü ve yazıdaki kuru göl köyün gölcükleridir. Köyde karaçallık, boruklugüey, gölünbaşı, zıyarat, yelliyayla, yazı, sekitarla, arkaç, acıalma, karatarla, çorak, karatepe, attepe, attepeninaltı, kurukçukuru, terme, harmanlar, topaktaş, çukurtarla, kölek, kamışlı, kömbeci, dereçayır, karabayır, eskiköy, deretarla, tepetarla, kayıklık, çinçinpuneri, bükümbayır, kumlak, arpalık, kumbağlar, yenioluk, bungüldek, pamuklağ, nonutlağ, dedeoğlu, yurtyeri ise belli başlı mevkilerdir.

İklim

Köyün iklimi karasal iklimin etki alanı içerisindedir.
Kışın buyulacak kadar soğuk olur. Çok kar yağar. Ayazı meşhurdur. Yazın yakıcı, kavurucu sıcak olur. Baharlar ılımandır. Gündüz mevsim şartlarında iken özellikle kış ve sonbaharda öyle rüzgâr olur ki bozurtudan evde barkta durulmaz. Yağış özellikle yağmur oldukça az görülür.
Karakaya çevresindeki üç beş meşeyi saymazsak orman yoktur. Kavak, söğüt o kadar… Yavşan, keven ise istemediğin, aramadığın kadar çoktur.

Nüfus

Yıllara göre köy nüfus verileri
2007
2000 59
1997 51

Nüfus deyince mutlaka göçe de değinmek gerekir. Bizim köy her ne kadar ben deve görmedim deniyorsa da deveci köyüdür. Bunu her aklı başında Hançılılı da çok iyi bilir. Devecilerin geçim kaynakları da sınılıdır. İş alanı da oldukça sınırlı kalmıştır. Çankırı marasından tuz getirenler hiç de az değildir. İşte bu nedenle bizim köy çok az göç almış, ancak çoğunlukla göç vermiş bir köydür.
Hançılı’ ya dedeler Çubuk Sarıkoz’ dan gelmişlerdir (Geçim sıkıntısına düşen dedeleri taliplerinin özellikle Irahber (rehber) de olan EMİRHÜSEYİNOĞULLARInın getirdiği söylenir.). Ayrıca Çayoba köyünden bir hane göç alınmıştır. Köyün bir bölüğü de maymadardan gelmiştir.
Köyümüz Kalecik Karatepe, Yüzbey, Elmapınar, Afşar köylerine Sulakyurt Kıyıkavurgalı, Çayoba, Akkuyu köylerine ve Eskişehir’ in Karatepe, Yeşilyurt ve Yahnikapan köylerine göç vermiş tir. Bunun yaninda Avrupa da yogun bir nufus vardir.

Ekonomi

Köyün ekonomisi tarım, ticaret (canlı hayvan alım satımı _celepcilik_) ve hayvancılığa dayalıydı.
Ancak şimdi bir miktar tarıma dayalıdır. Hançılı aslında tipik bir Anadou köyüdür. Genci yoktur. Köy nüfusu yaşlanmıştır. Yazın bir miktar çoğan köy kışın boşalmaktadır.
Köy halkının büyük bir çoğunluğu ya memur, Bağkur ya da SSK emeklisi ya da emekli sandığın çalışanıdır.
Köyde ilki rahmetli eğitmen Abidin KILINÇ olmak üzere, 90 civarında öğretmen vardır.
İkinci kuşak eğitimciler; Ali DEMİRDİZEN, Mehmet DEMİRDİZEN, Mustafa BULUT olarak sayılabilir.
Üçüncü kuşak öğretmenler; Yusuf DEMİRDİZEN, Mustafa - İsmet YILDIRIM, Ali - Sevim BAĞCIOĞLU, Ahmet - Döne DEMİRDİZEN’ dir.
Dördüncü kuşak olanlar; Müslüm DEMİRDİZEN, Hüseyin - Necla TÜRKMEN, Muharrem İĞDELİ, Hasan - Kevser DOĞAN’ dır.
Beşinci kuşak; Haydar TÜRKMEN, Mehmet - Latife DEMİRDİZEN, Haydar - ? TAMER, Hasan AKGÜL’ dür.
Altıncı kuşakta; Ali YILDIRIM, Zeki DOĞAN, Hasan KURT, Yusuf İPEKLİ, Mehmet Ali DEMİRDİZEN yer alır.
Öğretmenlerin bir bölümü ise sadece öğretmen olmuş (Mehmet Ali TAMER, Yusuf KALKAN, Levent TAMER-rahmetli-…) ancak başka kurumlarda çalıştıkları için öğretmenlik yapmamışlardır.
Daha gençler ise 7, 8 ve 9 kuşak olarak sıralanıp gider.
Bankacılıkta ilk olma özelliği Haydar DOĞAN’ dadır.
Epey doktoru olan köyde bu işin piri Dr. Hüseyin DEMİRDİZEN’ dir.
Mühendislerde ise ilk olma özelliği İsmet AKGÜL’ e aittir.
Köyümüzde hukukçu avukat Yuksel Tamer hollanda da yasar Bir kaç polis var olup subay ve astsubay yok denecek kadar azdır.
İrfan Yıldırım bilgisayar işiyle uğraşır.
Cengiz Türkmen ve Yüksel Türkmen emlak işi yaparlar. Metematik Öğretmeni olan Haydar Ali İğdeli Orijin Dersanesinin sahibi olup, Ergün Akgül ve İsmet Akgül’ ün inşaat mühendisliği ile ilgili ayrı ayrı işletmeleri vardır. Haydar Avcı, Celalettin Avcı ve Bektaş Avcı ise muhasebe, inşaat ve diğer tahahhüt işleri mevcuttur.
Köy halkının bir kısmı Almanya’ da işçi olarak çalışmaktadır, bir kısmı ise Almanya’ dan dönüş yapmıştır.

Muhtarlık

Yerleşim yerinin tüzel kişilik olması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.
Köyün şimdiki muhtaru bu görevi 1986 yılından beri sürdüren Mustafa İPEKLİ’ dir. Mustafa İPEKLİ; rahmetli muhtar Ali YILDIRIM’ ın vefatından sonra bu görevi devralmış 5 dönemdir muhtarlığı sürdürmektedir.
Köyümüzde muhtarlık yapanlar ise şöyle sıralanabilir: “Yusuf İPEKLİ (Molla Yusuf), Mustafa TÜRKMEN (Molla Mustafa), Mehmet YILDIRIM (Memet Çavuş), Ali TÜRKMEN (Kırali), Süleyman KALKAN (Sülo), Mehmet AVCI, Ahmet DEMİRDİZEN (Kara Ahmet), Zeynel KILINÇ (Hotlamış), Mustafa DEMİRDİZEN (Pati), Yusuf TAMER (Mareşal), Seyit TAMER (Kör Seyit), Ali YILDIRIM (Kavak Ali), Mustafa İPEKLİ (Topal Mustafa), Mehmet DOĞAN (Vekaleten), Haydar AKGÜL (Vekaleten), Satılmış KALKAN (Vekaleten)”
Köyde birkaç sefer dernek, kooperatif s denemesi yapılmıştır. Çok önceleri kurulmuş bulunan kooperatif bir arsa bile almış olmasına rağmen sa sürede kendi kendine fesh olmuştur. Daha sonra kurulan dernek de malesef yaşatılamamıştır. 2004 Aralık yılında kurulan dernek ise halen yaşamaktadır.Derneğin Kurucular, Ali DEMİRDİZEN, Mustafa YILDIRIM, Haydar DOĞAN, Yusuf İPEKLİ, Gülcan KALKAN, Başer KILINÇ, Cengiz TÜRKMEN, Mehmetali DEMİRDİZEN, İrfan YILDIRIM dır. İlk Yönetim Kurulu; Ali DEMİRDİZEN, Mustafa YILDIRIM, Haydar DOĞAN, Başer KILINÇ, Gülcan KALKAN’ dan oluşmuştur. Daha sonra yapılan genel kurulda ise Ali DEMİRDİZEN, Mustafa YILDIRIM, Haydar DOĞAN,Yusuf İPEKLİ ve Aynur KILINÇ yönetim kuruluna; Ali AKGÜL, Haydar İĞDELİ ve Hüseyin TÜRKMEN denetim kuruluna seçilmiştir. Halen bu kurullar görev başında olup derneğin üyesayısı 100 civarıdadır.

Altyapı bilgileri

Köyde İlköğretim okulu var olup okul yıllardır kapaıdır. Köyde öğretmenlik yapanları şöyle sıralanabilir: “Abidin KILINÇ (eğitmen, rahmetli), Hasan ERGÜRHAN (yedek subay öğretmen), Haydar KURTElmapınar köyünden, emekli, çiftçilik yapar), Bektaş ÇAKIR (Afşarlı, İlköğretim Müfettişliğnden emekli, Bursa’ da yaşar), Ali DEMİRDİZEN (Hançılılı, emekli, uzun süre okul müdürlüğü yaptı), Sakine ZEYBEK (Maraşlı, eşi trafik polisi idi, eşi trafik kazasından vefat etti, Samsun’ da yaşadığı duyuldu) , Azize ATİLLA (emekli, Ankara’ da yaşar), Yusuf DEMİRDİZEN (Hançılılı, halen Ankara’ da ilköğretim Müfettişi), Necla TÜRKMEN (Çorumlu, Hüseyin Türkmen’ in eşi, emekli), Yeter AYTEN (Elmapınarlı, Ankara’ da yaşar)’ dir. Köyde iki adet çeşme vardır. Bu çeşmeler 1950 yılında yapılmıştır. Ayrıca köyümüzde şebeke suyu da mevcuttur. Kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve ptt acentesi yoktur. Ancak köyde telefon vardır. Köyde sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan